ABDURRAHİM KARAKOÇ | osmanlıhaber.com
haber oku

ABDURRAHİM KARAKOÇ

admin ~ 07 Haziran 2012 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

 

imgres

Edebiyat tarihi bir edebiyatçısını, Türk tarihi bir alperenini, milletimiz yiğit bir ozanını kaybetti. türk milletinin başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Geride kalanlara Allah sabır, metanet ve dua etme gücü versin.

İşte Antoloji sayfasından Abdurrahim KARAKOÇ:

7 Nisan 1932 tarihinde Kahramanmaraş ili, Elbistan ilçesine bağlı Ekinözü(Cela) köyünde dünyaya geldi. Küçük yaşlarda şiire merak sardı. Bu, aileden gelme bir merak diyebiliriz. Çünkü dedesi, babası ve kardeşleri de şairdirler.

İlk yazdığı şiirleri 2 kitap oIacak hacimde iken beğenmeyip yaktı ve 1958 yılından itibaren yazdıklarını ‘Hasana Mektuplar’ ismi altında 1964 yılında 10.000 adet bastırdı. FEDAİ yayınları arasında çıkan bu eser kısa zamanda tükendi ve 2. baskısını yine 10.000 adet bastırdı.

1958 yılında buIunduğu kasabada belediye mesul muhasibi olarak memuriyete girdi.1981 yılı Mart ayında emekli oldu.

Serdengeçti, Töre-Devlet, Ocak, Yeni Düşünce, Yenisey,Alperen yayınları oIarak şimdiye kadar 12 şiir kitabı, bir tane de makalelerinden derlenen nesir kitabı çıktı.

1985 yılından beri gazetecilik yapmaktadır. Bir ara politikaya girdi ve ayrıldı. Niçin girip, niçin ayrıldığını bir röportajda şöyle cevaplandırdı:
‘Allah rızası için girmiştim, Allah rızası için ayrıldım’

30 yılı aşkın bir zaman içinde kitapları baskı üstüne baskı yenilemektedir. Bilhassa VUR EMRI adlı kitap günümüz şairlerinin hiç birisine nasip olmayan kabulü görmüştür.

KENDİ DİLİNDEN, KENDİ TARİFİ
‘Ebedî kudretin tek sahibinden alınan emir üzerine 1932 yılında dünyaya gelmişim. Çocukluğum şöyle-böyle geçti. Kıt imkânlara, kıtlık yıllarına rağmen hâlâ o günleri özlerim. Birçok kimseye o yılları anlatsam, ‘Özlenecek neresi var? ‘ diyebilirler, amma ben hep çocukluk yıllarımı sevdim. Şiir yazmaya küçük yaşlarda başladım. Zaten bizim oralarda her genç şiir yazar. Bu tutku başka bir meşgalenin veya işin olmayışından kaynaklanıyor gibime geliyor. Ben de avareydim, boşluğumu şiirle doldurmaya çalıstım.
Benimle şiire başlayanlar yalnızlıktan, yardımsızlıktan dökülüp gittiler.
Bana gelince:
Sağolsunlar, iktidarların ve muhalefetin irikıyım politikacıları, ihtilal cuntacıları, ‘bilimsel’ cüppeliler, entellektüel züppeler, millî soyguncular, sosyete parazitleri, sermaye sülükleri, zulüm-işkence makineleri, adalet katleden hukukçular, dalkavuklar, üçkağıtçılar v.s. hep bana yardımcı oldular. Şiir malzememi veren onlar, öfkemi bileyen onlar oldular. Yardımlarını inkâr etmiyorum, fakat teşekkür de etmiyorum.
Dinsizlerin değil, din düşmanlarının, yani İslâm düşmanlarının da az yardımı olmadı. Bir bakıma dinî duygularımın kuvvetlenmesine vesile oldular.
En uygun zamanda yaşadığıma inanıyorum. Yardımcılarım (!) var oldukları sürece yazmaya devam edeceğim. Allah (cc) kısmet ederse…’

Evli ve 3 çocuk babasıdır.1984 Ekim ayından bu yana Ankara’da ikamet ediyor. Şu anda hiç bir siyasi kuruluş, hiçbir mesleki dernek üyesi değildir. Hakkın yanında olanları sözleriyle desteklese de, şahısları övmek, beğenmeyince sövmek gibi basitliği kabul etmemektedir.

Yemini var, yazabildiği müddetçe yazacak. Kim bilir nereye ve ne zamana kadar…

Abdurrahim Karakoç, şahsiyet abidesi bir yiğit, bir bilge, bir alperen olarak hayatımıza giren en tatlı, en güzel şairlerimizden birisidir.

O şairi kendi şiiri ile uğurlayalm:

Tamam mı?

Unutma, tez geçer zulmün ezası,
Sabretmeyi bileceksin; tamam mı?
Yiğite ar değil bahtın kazası
Hakka teslim olacaksın; tamam mı?

Geri dönmek yoktur güneş doğmadan;
Rahmet nuru karanlığı boğmadan,
Hakikat yolunda boyun eğmeden,
Gerekirse öleceksin; tamam mı?

Yenilir mi inanmışın imanı?
Böyle bir gerçeğin olmaz gümanı.
İnşallah başlarsa hesap zamanı,
Haklarından geleceksin; tamam mı?

Yolumuz her zaman Allah yoludur;
Bu yoldaki ölüm oğul balıdır.
Hak, haklının en mukaddes malıdır;
Vermezlerse alacaksın; tamam mı?

Çevirmez âhını Allah öksüzün…
Pek basittir devrilmesi köksüzün
Her kim olsa, haksızlığı haksızın
Suratına çalacaksın; tamam mı?

Uyuşukluk şifa bulmaz illettir.
Korkaklık en âdi, en pis zillettir
Adalet ne güzel, ne hoş nimettir.
Hep doğruyu bulacaksın; tamam mı?

Yalana hayır de, gerçeğe evet…
Mücadele şarttır, kalsan da tek fert.
Bir de ötesi var buranın elbet;
Nasıl olsa güleceksin; tamam mı?


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorum yapın: