AT İZİ İT İZİ | osmanlıhaber.com
haber oku

AT İZİ İT İZİ

~ 12 Ağustos 2015 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

Eğitimci-Yazar Osman GİRGİN

Devir o kadar hızlı değişiyor ki, neredeyse zaman bile ayak uyduramıyor. Oysa deviri değiştiren zamandır. Demek ki bazen kontrol edemediğimiz güçlerin içinde kaybolup gidiyoruz.

Bilim, haberleşme, teknoloji, uzay, bilgisayar diye adlandırmaya çalıştığımız çağımız, değerlerin resmen yok edildiği, insani duyguların günübirlik çıkarlar uğruna satıldığı, insanların inanç ve köklerinden koparıldığı, canlı makineleşme çağıdır.

Zamanın kontrol edilemez olması, insanın zamanı kullanamaması, zamanın önünde su gibi akıp gitmesi ahir zamanın geldiğine işarettir. Burada ahir zamanın alametlerini saymayacağım ama ahir zamandaki insanlardan bahsedeceğim.

İnsanlık iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, hak ile batılı kendi çıkarları uğruna yorumlamaya başlamıştır. Buda insanlık kurallarının yok olduğunu göstermektedir. Sap ile samanı karıştıracak olduktan sonra harman kovmanın amacı nedir?

At iziyle it izini karıştırdıktan sonra tehlikeyi görebilmen mümkün müdür?

İnsanları tanıman ve güvenebilmen için kişinin önce işine bakacaksın, sonra sözlerine. Zaten sözü ile özü bir olmayan kişiyi dikkate almayacaksın. İçi dışı bir olmayanı biz dinen münafık diyoruz.

Gelişen dünyanın kibarlığı ve modernliği adına karşımızdaki insanın yanlışlarını söylememek bizi de yalancı yapacaktır. Bugün doğruları söylemek o kadar zor ki, insanın hiç kimseyle konuşası gelmiyor.

“Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” sözü aslında bizim atasözümüz değildir. Bizim değerlerimizi yıpratmak için uydurulan veya ithal edilen bir sözdür. Ne yazık ki söyleye söyleye, aktarıla aktıra bu sözü de haklı çıkardık. Artık doğru söyleyemiyoruz.

Bu bozulma bizim kelimelerin içini de boşaltı. Artık gördüğünüz yanlışı tam kelimesiyle söyleyemiyorsunuz. Söylerseniz kaba, inatçı, irticacı, sosyal olmayan, kırıcı ve uyumsuz bir insan oluyorsunuz.

Şimdi söyler misiniz?

Hırsızlık edene ne diyeceğiz?

Başkalarının namusuna göz dikene ne denir?

Vatana ihanet edene nasıl hitap edeceğiz?

İnsan öldüren insana(!) ne diyeceğiz?

Sözünde durmayan insan, insan mıdır?

Konuştuğunda yalan konuşana ne denir?

Emanete hıyanet eden insan modern bir insan mıdır?

Şerefini yok sayanlara ne denir?

Hak, hukuk, kanun ve din tanımayana ne diyelim?

Kendi menfaati için başkalarını satanlara nasıl seslenmeliyiz?

Zengin olmak için her yol mubahtır diyenlere ne diyeceğiz?

Para için kendini pazarlayanlar kimlerdir?

Milletin sırtından para kazanmak için milleti köleleştirenlere ne diyelim?

Niye biz karşımızdaki insanı doğru sözlerle anlattığımızda zor duruma düşüyoruz. O zaman bu kelimeler ağır geliyor, karşıdaki insanı rencide ediyor diyorsanız suç bizim mi? Biz bu sıfatları hak edenleri korursak bu toplumun düzelmesi mümkün müdür?

Belki şunu söyleyebilirsiniz; her doğru her yerde söylenmez. Doğru söylüyorsunuz ancak doğruyu söyleyecek yerimiz kalmadı artık. Nerede söylerseniz söyleyin orası doğru söylenecek yer değil.

Peki, neresi bu doğru söylenecek yer?

Siz siz olun böyle kişilerle arkadaşlık kurmayın. Yoksa sizleri de kendilerine çevirirler. Belki bu sıfatlar toplumumuzda çok yadırganmaz oldu ama bunların hesabı bir gün elbet sorulacaktır.

Öncelikle amacımızı ve haklarımızı iyi bilmeliyiz. Son zamanların moda tabiri ile kırmızıçizgilerimizi belirlemeliyiz. Yoksa kendimizi bile kaybederiz.

Yazımı T.C. İkinci Cumhurbaşkanı Merhum İsmet İnönü’nün sözüyle bitirmek istiyorum:

“Bir memlekette namuslu insanlar da en az namussuz insanlar kadar cesur olmadıkça o memleket için kurtuluş yoktur.”

Muhabbetle!..

12.05.2015

Osman GİRGİN

Eğitimci-Yazar

osmanlıhaber.com

osmangirgin.haber@hotmail.com


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorumlar kapalı.