BAŞBUĞ TÜRKEŞ! | osmanlıhaber.com
haber oku

BAŞBUĞ TÜRKEŞ!

~ 02 Nisan 2015 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

KÜÇÜLT

 

Türk milletinin dünya tarihine geçmesindeki büyük şahsiyetler, Türk tarihinde “başbuğ” olarak anılmaktadır. Türk tarihi her dönemde bir başbuğ çıkararak hayatını devam ettirmiştir.

Türk, tarihindeki başarıları ile kendini dünya tarihine yazdırmıştır. Türksüz milletler tarihi yoktur. Türk dünyaya medeniyet ve millet olmanın vasıflarını öğretmiştir. Türk’e yan bakmadıkları müddetçe dünya nimetlerinden faydalanan milletler, zaman zaman huzurlarını bozmak için kendilerini Türklerin önüne atmışlardır. Şimdiye kadar Türk’e kefen biçenin akıbetini kaydeden tarih yoktur.

Kırk çerisiyle Çin Sarayı’na yürüyen Kürşad’ı Çin ordusu durduramamıştır. Kürşadların en büyük engelleyicileri yine kendi milletinin pısırık ve korkak insanları olmuştur. En büyük düşmanları da kendi milletinin satılmışlarıdır.

Türk milleti yirminci yüzyılda verdiği bağımsızlık mücadelesi ile tüm esir milletlere hürriyet meşalesi olmuştur. Altı yüzyıl dünya devleti olarak kalan Osmanlı Devletini dâhili ve harici düşmanlar elbirliği ile yıkmanın zevkini ve tadını çıkaramamışlar ve kutlamasını yapamamışlardır. Türkiye Cumhuriyeti Anadolu’nun bağrından bir güneş gibi doğmuştur. İşte yeni devletin yetiştirdiği büyük şahsiyetlerden biri de gücünü beş bin yıllık Türk tarihinden alarak kendini milletine vakfeden Son Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’TİR.

Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ davasını açıklarken Türk milleti için şunları söylemişti:

-Ben Türk milletini;

Sokaklarda ıspanak fiyatına satılan demokrasiye,

Rüşvetle, hile ile çiğnenen, çiğnetilen hukuk düzenlerine,

Ahlaktan mahrum bir hürriyete,

Tefeciliğe, karaborsaya yer veren ekonomiye çağırmıyorum.

Türklük şuur ve gururuna, İslam ahlak ve faziletine, yoksullukla savaşa, adaletle yarışa, birliğe, kardeşliğe, kısacası hak yolu, hakikat yolu, ALLAH yoluna çağırıyorum. Modern medeniyetin en ön safına geçmek üzere çağlar üzerinden sıçramaya çağırıyorum.

Evet, baktığımız zaman bu sözün içinde geçen bütün anlam ve tabirleri Başbuğdan sonraki bütün siyasetçiler kullanmışlardır. Daha da öteye başları sıkıştıkça Başbuğ böyle demişti diye işin içinden sıyrılmışlardır.  Ama hiçbir zaman sözün sahibine itibar etmediler.

Neden mi?

Biz her zaman kolay ve çilesiz yolu tercih ederiz de ondan. Birileri vatanı ve milleti korusun, kollasın ve vatanı için şehid olsun, biz sefasını sürelim felsefesi olduğu müddetçe milletimizin müreffeh yarınlara ulaşması mümkün değildir.

Bu cennet vatanın üzerinde yaşayanlar geçmişlerini ve düşmanlarını bilmek zorundadırlar. İşte burada o bilge lider yine tarihi bir tespitte bulunur:

-Dalından kopan yaprağın akıbetini rüzgâr tayin eder.

Evet, millet olarak dalımızdan kopma yarışına mı girdik acaba?

Tarihinden güç, kuvvet ve cesaret alan milletimizin asil kanlı evlatları kültür emperyalizmi ile kendine yabancılaşmaya mı başladı?

Türk damarlarındaki asil kanı ve töresini bildiği müddetçe yeryüzündeki hâkimiyetin timsali olmaya devam edecektir. Bunun farkında olan düşmanlar bizim tarihimizle olan bağımızı çeşitli entrikalarla kesmeye çalışacaklardır. Bunun için kendini Türk milletine vakfetmiş başbuğun fikirlerini ve hayatını çok iyi bilmeyiz. Seksen yıllık hayatında gerçekleştirmek istediği ülkülerin takipçisi ve savunucusu olmalıyız ki Türklerin dünya hâkimiyetine şahit olalım.

Aramızdan ayrılışının on sekizinci yılında onun fikirlerine her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır Türk milletinin. Türk milletinin son Başbuğu, Başbuğ Alparslan Türkeş’in Hakka yürüyüşünün on sekizinci yılında kendisine yüce Mevla’dan rahmet diler mekânı cennet olsun derim. Yolundan gidiyorum diyenlere, fikirlerini iyi bellemelerini tavsiye ederim.

Sözlerimi Başbuğ Türkeş’in sözleriyle bitirmek istiyorum:

-Türk vatanını parçalama hürriyeti diye bir hürriyet olamaz.

Muhabbetle!..

Osman GİRGİN

osmangirgin.haber@hotmail.com

osmanlıhaber.com


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorum yapın: