BELEDİYELER HAYIR KURUMU DEĞİLDİR | osmanlıhaber.com
haber oku

BELEDİYELER HAYIR KURUMU DEĞİLDİR

~ 11 Kasım 2015 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

EĞİTİMCİ-YAZAR OSMAN GİRGİN

Son zamanlarda siyaset ve siyasetçiler kendi asli görevlerinin dışına çıkıp tribünlere oynamaya başladılar.

Ülkemizde sadaka ve çadır kültürü yayılmaya başladı ki bu insanların tembelleşmesini sağlamıştır. Veren el devlet veya belediyeler olduğu müddetçe insanların çalışması mümkün değildir. Çalışmayan milletin veren ele köle olması da kaçınılmazdır.

Belediyeler insanlara hizmet için kurulmuş kurumlardır. Bu kurumlar kar için değil hizmet için vardır. Belediyelerin geliri halkın vergileridir. Bir belediye ne kadar küçülüyorsa o kadar halkının yanındadır. Bizim belediyelerimiz kendilerini gün geçtikçe büyütüp devasa bir kurum haline getiriyorlar. Bu devasa kurumun giderleri de halkın vergileridir. Belediye başkanlığı bir kişilik makamdır. Ne hazin ki şimdi o makam bir orduyla yönetiliyor.

Düşünün aynı düzenlemeyi muhtara versek onlar da yanlarına üç beş yardımcı, memur ve çalışan alsalar bütçelerini oluşturmak durumunda kalırlar. Bu bütçe gelirleri için bazı vergileri de muhtarlara bağlasalar mahalle sakinleri muhtarlığın giderlerini karşılamak zorunda kalır. Alın size her mahallede bakmakla hükümlü olduğunuz bir kurum daha. Milletimiz oluşturduğu kurumların altında ezilmektedir.

Millet niye ses çıkarmıyor?

İşte kendi vergisiyle oluşan kurumdan nemalanabilmek için. Hani kul hakkı? Hani tüyü bitmemiş yetimin hakkı? Başkanlar da milletten aldığı paralarla millete sadaka dağıtıyor. Kimin parasını kime dağıtıyorsun. Bu parayı vatandaş yemeyip içmeyip vergi olarak vermek durumundadır. Hayır, gönül rızası ile yapılır. Zorla aldığın paradan hayır mı yapılır?

Belediyeler vatandaştan alacağı parayı en aza indirmekle ve çalışanlarının sayısını azaltmakla en iyi hayrı gerçekleştireceklerdir. Yoksa tekelleşmiş hizmetlerde (su, imar, çevre temizlik, vs.) fazla para alacaksınız, rekabete dayalı konularda şov yapacaksınız bu olmamalıdır.

Belediye hayırsever vatandaşlarla ihtiyaç sahipleri arasında köprü olabilir. Fakat kendisi, cami yapamaz. Benim paramla bazılarının ürününü alıp dağıtamaz. Yani benim bir cebimden zorla alıp, evime hayır dağıtıyorum diye sadaka getiremez.

En iyi belediyeler en az para ve insan ile kardeşlik ve adaleti sağlayan belediyelerdir. Neredeyse bedava hizmet kalmadı. Umumi tuvaletler çaydan daha pahalıdır.

Peki, siz sokaktaki kişinin tuvalet ihtiyacını karşılamak zorunda değil misiniz?

O zaman o kişi, sizin en güzel parkınızın içine eder.

Yazımı Hz. Ömer’den (ra) bir kıssa ile bitirmek istiyorum.

Hz. Ömer(ra.) halifeliğinde gece yalnız başına dolaşırken Medine dışında bir ticaret kervanın konakladığını görür. Kervanın başındakiler yorgunluklarından hemen uyumuşlardır. Hemen oradan çıkıp Abdurrahman Bin Avf’in evine gelir.

-Bu gece bir kervan gelmiş. Hepsi kâfirdir. Fakat bize sığınmışlar. Eşyaları çok ve kıymetlidir. Yabancıların, yolcuların bunları soymasından korkuyorum. Gel, bunları koruyalım.

Bu mantıkla sabaha kadar nöbet tutmuşlardır. Sabahleyin namaza giden halifeyi kervandan uyanan birisinin takip etmesi sonucu halifenin sabaha kadar kendilerini bizatihi koruması ve beklemesi karşısında kervandakiler Müslüman olmuşlardır.

Hz. Ömer beytülmalden birkaç bekçi tutamaz mıydı? Beytülmalin parası zorunlu ve ezici vergilerden de oluşmuyordu.

İşte idarecilik ve sorumluluk böyle bir şeydir.

Muhabbetle!..

Osman GİRGİN

Eğitimci-Yazar

osmangirgin.haber@hotmail.com

osmanlıhaber.com

 


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorumlar kapalı.