BİZANS'IN TÜRK'E SECDESİ! | osmanlıhaber.com
haber oku

BİZANS’IN TÜRK’E SECDESİ!

~ 26 Ağustos 2013 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

girgin-resim1

BİZANS’IN TÜRK’E SECDESİ

Aylardan ağustos, günlerden Cuma

Gün doğmadan evvel iklim-i Rum’a

Bozkurtlar ordusu geçti hücuma

Yeni bir şevk ile gürledi gökler

Ya Allah… Bismillah… Allahu ekber

Niyazi yıldırım Gençosmanoğlu böyle seslenmiş Malazgirt Zaferi’nin yüzüncü yılında. Bu şiiri ile birinci olmuş güzel memleketimizde. Bu güzel topraklar bundan tam 942 yıl önce bugün memleket oldu necip milletimize. Bu dizelerle yazıyı başlamak için kıymetli şairi ve şehidlerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum. Allah hepsinden razı olsun.

Zaferlerle süslü tarihin, altın sayfalarının en fazla bulunduğu ağustos ayında bulunuyoruz. Bu ay bizim geçmişten günümüze zaferle süslü bir ayımızdır.  Özellikle savaşın, mesafenin ve mevsimin en fazla kesiştiği aydır ağustos.

Türkler, hiçbir zaman vatansız, imansız, hürriyetsiz yaşayamayacaklarından tarihin her sayfasında ve dünyanın her coğrafyasında izlerini ve törelerini bırakmışlardır.

Tarihin tozlu sayfalarının yerine, altın sayfalarında yer almak, her millet ve devlet için pek mümkün değildir.

Bu, tarih yazarlarına ve tarihçi olarak kabul görenlere rüşvet vererek de olmuyor herhalde. Üzerinden yüz, iki yüz sene geçtikten sonra dünya imparatorluğu olanlara laf falan atmıyorum.

Olmadık yerlerde, olmadık medeniyetler kurmaya çalışanlara ve sanal âlemde milletleri göğe çıkaranlara hiç lafım yok.

Şimdi Malazgirt Savaşını yerini zamanını ve hükümdarını bile itiraz edenler çıkacak ama neyse, onlara göre zaten tarih yok, sadece onlar var.

Tarihin her döneminde kendi üzerinde gelen ve milletini saldıran düşmanlar sayesinde dünya devleti olmayı başaran ecdadımızın kıymetini bugünün şartlarında daha iyi anlıyoruz.

Geçmişin bilgi, teknoloji, savaş sanatları ile günümüzün şartları çok benzerlik taşımasa bile insanın kıyaslaması çok zor değil. İnsan bazen, boş ormana nara atmasından bile kendini ele veriveriyor. Neyse!..

Bundan tam dokuz yüz kırk iki  yıl önce bugün Malazgirt Zaferi diye tarihe geçen Malazgirt Ovası’nda yapılan savaş ile necip milletimiz bu kutsal toprakların ebediyen sahibi olmuştur. Tabi ki bu savaş, bu toprakların kapısını açmış ve zaferle, yiğitlikle, mertlikle, adaletle,  imanla, kardeşlikle içeriye giren ecdad o günden bu güne dünyanın en iyi ev sahipliği örneği göstermiştir.

O gün savaş meydanında kendinden kat kat üstün düşman ordusu karşısında, kendi cesaretini, imanını, ordusuna, güvenini ve metanetini çıkıp gösteren Sultan Alparslan’a değinmeden geçmek olur mu?

Savaş günü, savaş meydanına gelen Sultan Alparslan secdeye kapanıp Yüce yaratıcısı Allah’a şöyle sesleniyor:

-“Ya Rabbi sana tevekkül ediyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uğrunda cihat ediyorum. Ya Rabbi niyetim halistir. Bana yardım et; sözlerimde hilaf varsa beni kahret! Diye dua etti. Sonra askerlerine dönerek;

-Burada Allah’ü Teala dan başka sultan yoktur, emir ve kader onun elindedir. Bu sebeple benimle birlikte cihat etmekte veya benden ayrılmakta serbestsiniz. Dedi.

Askerler coşarak hep bir ağızdan;

-Asla emrinden ayrılmayacağız!

Karşılığını verdiler. Sonra hep beraber ağlayarak helalleştiler. Sultan beyazlar giydi. Atının kuyruğunu bağlayıp, eline er silahı olan gürzü alıp, şöyle hitap etti.

-Askerlerim! Şehid olursam, bu beyaz elbise, kefenim olsun. O zaman ruhum göklere çıkacaktır. Benden sonra oğlum Melihşah’ı tahta çıkarınız ve ona bağlı kalınız. Zaferi kazanırsak, istikbal bizimdir.

İşte bir savaştan önceki hal ve hareketler, zaferi getiren sözler. Bu sözler hem kendi içini rahatlatmıştır. Hem de ordusuna güç ve cesaret vermiştir.

Kendisi allah2a kul olduğunu hiç unutmamıştır. Zafer onu şaşkına çevirmemiş, galibiyetin Allah’ın bir Lütfü olduğunu bilmiş, esir düşen Bizans İmparatoru IV. Romen DİYOJEN’İ insan olarak karşılamıştır.

Türk milleti tarihin her döneminde olduğu gibi yine dünyaya hoşgörü ve adalet dersi vermiştir.

Zaferlerle dolu olan bu ayın sonunda, kendilerini yenilmez sanan, İngiliz uşaklığı yapan Yunan’ın Türk milleti karşısındaki gurur, güç cesaret ve Bizans ruhunun bir kere daha savaş meydanlarında yok edildiği, 30 ağustos Zafer Bayramı’nı da kutlayacağız.

Bu zaferle bizleri gururlandıran, tarihin şan ve şöhretinden bizleri mahrum bırakmayan, vatanımızı ve milletimizi esaret türküsü söyletmeyen, kahraman milletimizi ve milletimizin yetiştirdiği eşsiz komutanlar Alparslan ve gazi Mustafa kemal Atatürk olmak üzere tüm vatan için, din için, bayrak için toprağa mekân edinmiş şehidlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.

Yüce Türk Milleti vatanın, milletin, bayrağının, dininin kıymetini bilecektir. Bunlara gerekli değeri vermeyenlerin kıymetini bilmeyecektir. Yazımı şair Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun şiiri ile son vermek istiyorum.

Yiğitler kan döker, bayrak solmaya.

Anadolu başlar, vatan olmaya.

Kızılelma’ya hey… Kızılelma’ya.

En güzel marşını vurmadan mehter

Ya Allah…Bismillah…allahüekber!..

Muhabbetle…

Osman GİRGİN


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorum yapın: