ÇARIKLI ERKÂN-I HARP | osmanlıhaber.com
haber oku

ÇARIKLI ERKÂN-I HARP

~ 02 Mart 2015 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

Osman GİRGİN

 

Günümüzde yaşanan olayları anlatmak zorlaşmaya başladı. Çünkü birçok kelime ve cümlenin içini boşaltıyoruz. Kelimeler ağırlıklarını ve ihtiva ettiği anlamları yitirmektedir. Eğer bu durum biraz daha devam ederse herhalde duygu ve düşüncelerimizi anlatacak kelimeler bulamayacağız.

İnsanlar sahte sevgi gösterileri ile boyamaya çalıştıkları dostluklarını yatsıya kadar devam ettiremiyorlar. Onların dostlukları menfaatleri doğrultusunda olduğunu aslında herkes biliyor. Birileri, üzerine basarak yükseleceği kişilerin samimiyetsizliklerini bilerek kullanmaya devam ediyor. Memleketimizde bu ve buna benzer olayların çoğalması memleket insanın ahlaken çöktüğünü gösteriyor.

Memleketimizde topyekûn bir ahlaki çöküntünün olduğu aşikârdır. Okullarımızdaki değerler eğitimi ile yeni yetişen nesile verilmeye çalışılan bu özellikler inşallah maya tutar.

Neden mi öyle dedim?

Cennet mekân Ulu Hakan II. Abdülhamit Han hazretleri diyor ki:

-Hiçbir ihtilalci yıkmakta gösterdiği başarıyı yapmakta gösterememiştir.

Evet, biz bu değerleri yıkmak için çok çabaladık, çok uğraştık. Şimdi yapmak için daha ne kadar uğraşacağımızı siz karar verin artık.

Özellikle seksen sonrası gerçekleştirilen ahlaki erozyonu bugün düzeltmek hayli zor olacaktır. Çünkü bu ahlaki erozyonun içerisinden gelenler birçok aşırılığa kaçmayan tahribatları normal görmektedir.

Bu ahlaki erozyon memleketimizin her yerine, her mesleğine ve her vatandaşına kadar ulaşmıştır. Memleketi yönetme yeri olan milletin en üst ve güvenir kurumu olan Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçimi olan genel seçim arifesindeyiz. Bu üyeler bu memleketi kurtaracak, yükseltecek ve milleti atiye taşıyacak üyelerdir.

Siyasi partilerin seçim vaatleri ve dünya görüşleri hakkında herhangi bir yazı yazma niyetim yoktur. Hele hele seçim boyunca yapılan yanlışlıklar ve güzellikleri de köşemden aktarmayacağım. Çünkü milletimiz o hale gelmiş ki, yapılan bir hatayı hemen görmesine rağmen hata yapanın partisine bakıp, kendisindense ses çıkarmıyor. Geliştirilen bir güzellik karşı bir siyasi parti tarafından oluşturulduysa sorgulamadan menfi eleştiriye başlıyor. Bu bir kolaycılıktır. Bu bir cahilliktir.

Bu şekilde bu milletin muasır medeniyetler seviyesine gelmesi mümkün değildir.

Egemenliğin kayıtsız şartsız kendisinde olduğu milletimiz, kendisini temsil etmesi için gönderdiği vekillerini daha göndermeden eleştirmeye başlıyor. Bu eleştirel bakış millet ile vekilinin kopukluğuna neden oluyor. Millet, vekilini seçerken değerlerini uygulayıp, uygulatabilecek kişileri seçmelidir. İşte değerler eğitimi burada başlıyor.

Kendisinin bile görmediği birini vekil seçmek kimin fikri acaba?

Makam rütbe ve paranın yarıştığı adaylık sıralamaları egemenliğin kime geçmesine vesile oluyor?

Millet kendini temsil için gönderdiği vekillerine ulaşabiliyor mu?

Kendi fikirleri doğrultusunda kanun ve yönetmelikler çıkartabiliyor mu?

Göndermek istediği vekiller genel başkan, para ve makam engeline takılıyor mu?

O halde millet kendi vekilini kerhen desteklemiş oluyor ki buda, bizim milletimizin kendi vekili önünde küçülmesi ve eğilmesi demektir.

Bugün her yerleşim birimimizde kendini yetiştirmiş ve milletimizi kendini kabul ettirmiş birer “çarıklı erkân-ı-harp” imiz vardır. Sizce bu çarıklı erkân-ı harplerimizden meclise gidebilecek olanlar var mıdır?

Elbette yoktur. Neden?

Bunların tamamı milletin gönlünde taht kurmuş olsa da, partilerinin ve genel başkanlarının istemedikleri insanlardır. Sebebine gelince söylenecek laf çoktur. Bunu çok uzatmadan şöyle diyebiliriz.

Milleti temsil edecek olan vekiller öncelikle millet tarafından bulundukları yerlerde seçilmelidirler. Buna bugünün tabiri ile ön seçim diyoruz. Bu şekilde seçilecek olan insanlar asillerinden bağı koparmayacaklardır.

Milletvekili olma yarışının kıran kırana geçtiği bugünde, milletvekili yarışını kazanan yani Türkiye Büyük Millet Meclisinde bulunan milletvekillerin makam, mevki, para, şan ve yetki kazançlarını öğrenmek istiyoruz. Neden mi?

Önümüzdeki günlerde yapılacak seçimde dört yıllığına milletvekili olmak isteyenlerin harcadığı parayı herkes görecek. Peki, bizim bildiğimiz ne kazanacaklar? 12*4=48 maaş. Milletvekili maaşlarını hepimiz biliyoruz. (Yazmadım belki birisi kalkıp parada gözü var demesin.) Harcadıkları para bu kadar mı?

Elbette bu kadar olmayacaktır. Peki, şeytan bunun neresinde?

Muhabbetle!..

Osman GİRGİN

Eğitimci-Yazar

osmanlıhaber.com

osmanlıhaber.com@hotmail.com

 


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorum yapın: