ÇOBANIZ ÇOBAN! | osmanlıhaber.com
haber oku

ÇOBANIZ ÇOBAN!

~ 24 Mayıs 2012 ~ Yazarlar

DSCI0195

Biz dünya hayatını çözemediğimiz için bu haldeyiz. Belki halinden şikâyetçi olanımız yoktur. Ama dünya hayatı bu değil ki! Dünyada iken hayatından memnun olanda, olmayanda dünyada gelişi güzel hayat sürdürmeyi devam ediyor. Zaten dünya hayatını çözmüş olsak hem biz, hem de dünya böyle olmayacak.

Çünkü öncelikle dünyanın neden ve nasıl yaratıldığını bilmek için kendimizi, insanı çözmek gerekir. İnsanı çözemediğimiz müddetçe dünyayı hiç çözemeyiz. Allah merkezde insanı yaratarak diğer yarattıklarını biz insanın emrine vermiştir.

Dünya bir imtihan alanı ve zamanınıdır. Bu zamanın kısa ve uzun olmasından daha ziyade bunu nasıl kullandığımız önemlidir. Kendimize göre başarılı geçen bir dünyadan daha ziyade, yaratılışımıza göre başarılı bir dünya geçirmek daha önemlidir.

İnsan halife olarak gönderildiği bu dünyada her şeyden sorumludur. Bütün yaratılanlardan sorumlu olmak dünyadaki bütün beşerin kullanım hakkına sahip olmaktır. İşte bu nimetin kendine göre ağır bir külfeti vardır. Bu külfetin ağırlığını ancak kendini, dünyayı ve yaratıcısını tanıyanlar fark edebilir.

Yüce Yaratıcımız Allah, biz insanlara yüklediği sorumlukları kısaca hepimizin çoban olduğunu ilan ederek duyurmaktadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:

Abdullah b. Ömer (ra)’in naklettiği bir hadiste Allah Rasûlu şöyle buyurdular: “Hepiniz çobansınız ve hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Yönetici bir çobandır. Erkek, aile halkının çobanıdır. Kadın, kocasının evi ve çocukları için çobandır. Hepiniz çobansınız ve hepiniz çobanlık yaptıklarınızdan sorumlusunuz.” (Buharî, Nikah, 91)

Evet, hepimiz çoban olduğumuzu bildiğimiz gün dünya hayatını çözmüşüz demektir. Çünkü hadis-i şerifi incelediğimizde bulunduğumuz mevki ve makamdaki bütün görevlerimiz sıralanmaktadır.

Biz genellikle bazı insanları küçümsemek veya alay etmek maksadıyla işte üç koyunu versen güdemez tabirini kullanıyoruz ya, aslında en büyük gafı yapıyoruz. İşte böyle diyenler kendilerinin ne olduğunu veya çobanlığın ne olduğundan habersiz kişilerdir.

Özellikle ailemizin çobanı olmak insanı en büyük sorumluluk getirmektedir. Aile halkının çobanlığı insanı dünya ve ahret sorumluluk altına koyan bütün sevdiklerinin sevdikleri hal ve hareketlerinden sorumlu tutar. Bu da bir aile çobanını yeter artar bile.

Allah’ü Tealanın “evlatlarınızı ve mallarınızı size imtihan için verdim” mealindeki ayeti kerimesiyle elimizdekilerin bize ne kadar sorumluluk yüklediğini bildirmektedir. Allah, bu imtihandan başarıyla çıkmamızı nasip etsin!

Evet, dünyadaki idarecilerin durumları ve sorumlulukları bundan daha az değildir. Özellikle bir aileyi yönetemeyenlerin veya bir ailenin sorumluluğunu taşıyamayanların topluluk ve milletleri yönetmeleri ve onların sorumluluğunu kaldırabilmeleri mümkün değildir.

Yönetimin sorumluluğu ile günlerin yıl gibi olup, .insanı üç beş yılda ihtiyarlattığı insanların yanında, yıllarca orada ve makamda bulunarak “beşlik simit gibi” oturanların arasındaki farkı siz tahmin edin.

Özellikle millet ve devlet malından sakınmayan ve kendi malı gibi kullanan veya kullanmadaki israflık yönünden kendi malı gibi kullanmayan insanların öbür dünyada nasıl temize çıkacaklarını kendileri bile tahmin edemezler.

Hz. Ömer’in devlet malı titizliği kendine has bir özellik olmadığını dinin gereği ve emri olduğunu bilmediğimiz müddetçe çobanlık hesabını vermeyiz.

“Nil Nehri kenarında bir kurt kuzuyu kapsa, Allah bunun hesabını Ömer’den sorar” diyen Hz. Ömer’i unuttuğumuz müddetçe emrimiz altındakilerin hesabını vermeyeceğimizi bilmemiz gerekir.

Düzenin veya düzenlerin bize faydası yoktur. Biz kendi düzenimizden, adaletimizden ve hukukumuzdan sorumluyuz. Dünyadaki düzen ve sistemler insanın kendi çıkarlarını himaye eden yönetimler hallini almıştır. Allah’ın kutsal dinini bile değiştirip kendilerine göre ilahi kitap yazanların kendi sistemlerinde ilahi davranmaları mümkün müdür?

Birkaç kuruş veya mevki makam aşkıyla bir yerlere gelmeye çalışanların bu dünyadaki egemenliklerinden dolayı hesaba çekileceklerini biliyorlar mı acaba?

Elbette, dünyadaki bütün nimetlerin biz insanlığa sunulduğunu biliyoruz. Bunları elimizin tersiyle itmeyeceğiz. Ama sorumluluk ve hesap verme düşüncesinden de sıyrılmayacağız. Yani, hesaba çekilmeden kendimizi hesaba çekmeliyiz.

Yeryüzünde Firavunlar gibi Nemrutlar gibi yaşayanların onlar gibi terk edecekleri kesindir. Onlar gibi terk edenlerin onlar gibi haşr olacakları da aşikârdır.

İşte bu duygu ve düşüncelerle bulunduğumuz yerlerde, makamlarda ve hanemizde hareket etmemiz, davranmamız çobanlığımızı iyi yaptığımızın göstergesi olacaktır.Çobanlığımızı iyi yapmayanın hesabı çetin olacaktır.

Muhabbetle!..

                                               Osmangirgin.haber@hotmail.com

            


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorum yapın: