haber oku

DEMİRCİ MEHMET EFE GERÇEĞİ

admin ~ 25 Mart 2020 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

Tarihi olay ve şahsiyetlerle ilgi bilgi verirken mutlaka tarafsız olmalıyız. Tarihi olay ve kişileri yaşadıkları zamanla değerlendirmeliyiz.

Türk milletinin tarihi olaylarından biri de kurtuluş mücadelesidir. Biz bu mücadeleyi düzenli ordu kuruluncaya kadar Kuva-yı Milliye, düzenli ordu kurulduktan sonra ise Milli Mücadele diyoruz.

Milli Mücadele’nin temeli Kuva-yı Milliye’dir. Bölgemizde Kuva-yı Milliye’nin başlangıcı 5-6 Haziran 1919 yılında Aydın Çine’de Yörük Ali Efe’nin de bulunduğu bir toplulukta atıldığını kabul edebiliriz. Bu kahraman insanlar Yunan’a, ilk direniş ve mağlubiyet kabul edilen “Malgaç Baskını” yaşattıklarını yazdık.

Milli Kuvvetler Komutanı Milis Albay Demirci Mehmet Efe’nin Kuva-yı Milliye’ye giriş tarihi resmi kayıtlara göre 11 Temmuz 1919 dur. Bu tarihten itibaren güzel ve çirkin işlerde payı vardır.

Bu tarihe kadar hakkında söylenenler de doğrudur. Fakat efelik zaten gayri meşru görülen bir başkaldırıdır. Efelerin aklanması düşmana karşı verdikleri mücadele iledir.

Milli Mücadelenin kahramanı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN Demirci Mehmet Efe’ye gönderdiği mektup ve teşekkür yazılarını da incelediniz. Milli Mücadelenin temeli olan Kuva-yı Milliye olmasaydı düşman daha kısa zamanda Afyon’a, oradan’ da Ankara sırtlarına gelmesi mümkündü. Bu demek oluyor ki;

Ankara’nın başkent olamama gibi bir durumu bile olurdu.

Gazi Mustafa Kemal’in Ankara geliş tarihi 29 Aralık 1919 dur. Eğer 15/16 Haziran 1919 gecesi “Malgaç Baskını” olmamış olsaydı,193 gün gibi uzun bir zamanda, düşmanın buradan ve esas dağılım yeri olan İzmir’den Ankara’ya kadar ulaşması ihtimal dâhilinde değil midir?

Bırakın düşmanları, iç isyanlar ne olacak?

Anzavur İsyanları 1919 yılında eylül, ekim kasım aylarında batı Anadolu’yu kasıp kavurdu. Çerkez Etem ve demirci Mehmet Efe isyanı bastırdılar.

Konya Delibaş Ayaklanması yine Ankara Hükümeti’ne karşı yapılmış isyandır. Anzavur İsyanı ile arasında bir yıl bile yoktur. Yine Demirci Mehmet Efe isyanı bastırmıştır. (22 Kasım1920)

 

Ankara’nın başkent oluşu tarihi 13 Ekim 1920’dir. Yani düzenli orduya geçişimizden sonradır. Düşman Ankara sırtlarında olsaydı ve Anadolu insanı Ankara veya daha içerilerde kurtuluş mücadelesi veriyor olsaydı, Gazi Mustafa Kemal Ankara’yı başkent yapar mıydı?

Demirci Mehmet Efe ve Kuva-yı Milliye’cilerin Ankara’nın başkent olmasında emeği çoktur.

Demirci Mehmet Efe Kuva-yı Milli öncesi Nazilli ve çevresinde ne kadar can yaktıysa da Kuva-yı Milliye’ye girdikten sonra çok faydası olmuştur. Demirci Mehmet Efe olmasaydı Nazilli kesinlikle bu günkü Nazilli olmazdı. Bugünkü demeyelim bugün çok iyi durumda değiliz ama 1949 ların Nazilli’si kesinlikle olamazdı.

Nazilli Basma Fabrikası Demirci Mehmet Efe sayesinde yapılmıştır. Bazıları karşı çıksa da bu bir gerçektir. Tamam, pamuk ve Büyük Menderes etkisi var ama pamuk ve Büyük Menderes sadece Nazilli’de yoktur. Hele 1950den sonra yapılmış olsaydı fabrika kesinlikle Aydın’a yapılırdı. Adnan Menderes Aydın’ı Nazilli’den daha çok öne çıkarmaya çalışmıştır.

Bakınız Aydın Tekstil ne zaman açıldı?

Aydın Menderes döneminde yani 1953 yılında 3 milyon sermaye ile kurulup Başbakan Adnan Menderes tarafından açılmıştır. Elbette Aydın’ı kıskanmıyorum fakat Nazilli Basma Fabrikası (Sümerbank) o dönemde açılmasaydı artık açılmazdı.

Nazilli Basma fabrikasının yapılış aşamalarını ve açılışını kitabımızın içerisinde okudunuz.

Nazilli Basma fabrikası (Sümerbank) neden Nazilli’ye açıldı?

Nazilli Basma fabrikası Demirci Mehmet Efe’ye vefa olarak açıldı.

Nereden çıktı Demirci Mehmet Efe?

Nazilli Basma Fabrikasının temelin atıldığı (25 Ağustos 1935) dönemini, beraberce inceleyelim. Dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Başbakan İsmet İnönü, İktisat Vekili Celal Bayar’dır. Celal Bayar Demirci Mehmet efenin danışmanlığını yapmış Nazilli’de bizzat mücadelede bulunmuştur. İnönü zaten Batı cephesi Komutanı iken tanıyor. Atatürk mektuplarında kardeşim diye yazıyor. İşte bu kadro ve Demirci Mehmet Nazilli’de olmasaydı Nazilli Basma Fabrikası (Sümerbank) Nazilli açılır mıydı?

Nazilli Basma Fabrikası (Sümerbank) bizzat Atatürk tarafından 09 Ekim1937 tarihinde açılmıştır. Aslında fabrika ile Atatürk “Sosyal Fabrika Projesi” hayata geçirmek istiyordu. Bu anlamda ilktir. Fabrikanın içerisine laboratuvar, okul, kreş, sanat ve spor imkânlarına sahip kültür binaları, Halk Evi kısacası dört dörtlük bir yerleşke inşa edilmiştir. Sadece sinema salonu 700 kişiliktir. 40 yataklı hastanesi, eczanesi ve araştırma laboratuvarı ile bölgede en iyi hastanesi yapılmış. Kendi elektriğini kendisi üreten sistem kurulmuştur. Hatta bu elektriği şehir merkezine de vermiştir. Fabrikanın makine ve teçhizatının büyük kısmı Sovyetler Birliği’nden gelmiş olup yaklaşık 8 milyon liraya mal olmuştur ama bunun karşılığında Sovyetler Birliği’ne narenciye ihraç etmişiz. Bu fabrika Nazilli’ye çok şey katmıştır.

2400 kişinin çalıştığı fabrika o günlerde bir yerleşim yeri için ne demektir?

İşte bu hizmetlerin gelme nedeninin başında Demirci Mehmet Efe vardır.

osmanlıhaber.com

Bu yazı Eğitimci, Yazar-Şair Osman GİRGİN’İN “ANILARLA NAZİLLİ” adlı kitabından alınmıştır. “ANILARLA NAZİLLİ” kitabını internetten veya Nazilli’deki kitapçılardan temin edebilirsiniz.


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorumlar kapalı.