haber oku

DEMİRCİ MEHMET EFE’NİN DENİZLİ BASKINI

admin ~ 11 Şubat 2020 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

Milli Mücadelenin her safhası ve insanı ayrı bir değerlendirmeye tabidir. Bazen olmazmış gibi görünen şeyler oluyor. Bazen de olur dediklerin yarı yolda kalıyor.

Denizli olayları bunların başında geliyor. Kim Demirci Mehmet Efe’den bahsetse sözü mutlaka Denizli olaylarına getiriliyor. Denizli olayları konuşulmaya değer olaylardır. Bunların yanında Denizlililer Denizli olaylarını daha iyi inceleyip, geçmişleriyle ilgili konularda gerçekleri öğrenmeye çalışmalıdırlar.

Bu bir il meselesi değildir. Hele hele günümüzün kapital kafasıyla çözülecek bir mesele hiç değildir. Denizli olaylarının meydana gelişini bende çok merak ettiğimden Demirci Mehmet Efe’nin yeğenine sordum.

-Şu meşhur Denizli olaylarıyla ilgili dayınız hiç konuşur muydu?

“Aslına bakarsan bire bir bu nasıl oldu, şu nasıl olmuş diye sormadım. Ama Denizli olayları dayımdan en çok dinlediğim olayların başında geliyor.

Denizlililer Yunanın ilk İzmir’e çıktığı günlerde çok rezil olmuşlar. İçerideki Rum ve Ermeniler nasıl olsa Yunan geliyor diye Denizlilileri vahşice davranıp ırzlarını, mallarını ve canlarını gasp etmişler. İşte bir sene sonraki bu olayda benzer olayların yaşanmaması için Denizli Müftüsü aynı zamanda Kuvayı Milliye Başkanı Ahmet Hulusi Efendi dayım Demirci Mehmet Efe’ye telgraf çekmiş:

-Efe bu cavırlar yine tehdit etmeye başladılar. Geçen yıldaki olayların tekrar etmemesi için bunları Denizli’den dışarıya çıkarmak gerek.

Dayım telgrafa hemen cevap yazmış:

-Hocam sen merak etme hemen geliyoruz.

Bu telgraflardan ve Demirci’nin Denizli’ye çıkartma yapacağını duyan Denizlili padişah taraftarları ve yabancı uyruklular Ahmet Hulusi Efendi için:

-Yunanlılar gelsin bunun Ahmet Hulusi Efendi’nin kafasını kesip bayrak gibi sokaklarda dolaştıracağız, diyorlarmış.

Bu zamanlarda Denizli Goncalı da bulunan dayım Demirci Mehmet Efe en güvendiği, sevdiği, sağ kolu Sökeli Ali komutasında yaklaşık kırk zeybeği Denizli’ye göndermiş. Tabi giderken iyice nasihat etmiş:

“Sakın suçsuzları, kadınları, çocukları ve aman dileyenleri zarar vermeyin. Vatan ve millet derdinden başka derdiniz yok” diye.

Denizli’ye giden sökeli Ali ve zeybekler öncelikle Milli Mücadele’ye karşı çıkan ve vatan ve milletini ihanet edenleri tespit etmişler. Rumları ve Ermenileri trene bindirip Isparta Eğirdir’e göndermişler. Zaten içeride bulunan devlet adamları şehri terk etmişler. Hatta Ahmet Hulusi Efendi bile Demirci Mehmet Efe’ye söyleyerek Tavas’a gitmiştir.

Şehirde Belediye başkanı ve jandarma birlikleri kalmıştı. Bunlarda padişah taraftarı olarak duruyorlarmış. Hatta belediye başkanı Kuvayı Milliye’nin vatanı kurtaramayacağını, vatanı padişah ve onun emrindekilerin kurtarabileceğini inanıyorlarmış. Bu konuda Sökeli Ali birlikleri gelinceye kadar toplanıp gösteriler bile yapmışlar.

Padişah taraftarlarının sökeli Ali ve adamlarına karşı başlattıkları karşı saldırı sonunda Sökeli Ali’yi şehit ediyorlar. Bu şehit etme aslında çarpışarak şehit etme de değil. Demirci Mehmet Efe ile telgraflaşan Sökeli Ali, Goncalı’ya gitmek için hazırlık yaparken gerçekleşiyor. Sökeli ali’nin iyi niyetle silahlarını karakola bırakıp gitmeleri esnasında şehit ediliyor. Adamlarından sadece Tıklaç Mustafa kurtulmuştur. Tıklaç Mustafa Goncalı ’ya gelip olan biteni Efe’ye anlatmıştır. Efe bunları duyunca ne yapacağını şaşırmış ve:

-Yakacağım Denizli’yi yemin ediyorum taş üstünde taş, gövde üstünde baş bırakmayacağım!

Efe Sarayköy’den getirtilen 2 makineli ve bir topla yanındaki bütün birliklerini toplayıp trenle Denizli’ye hareket eder. Denizli istasyonunda Sökeli Ali’nin cesedi ile karşılaşır. Bütün sinirleri tepesine çıkmış.

Getirdiği makineli tüfek ve topu Denizli Hükümet Binasının yanına şehre dönük olarak yerleştirtmiş. Adamlarını etrafa salarak bu işte öncülük eden bütün vatan hainlerini getirmelerini söylemiş. Kendisi de Hükümetin önünde mahkeme kurmuş. Suçlu ve yataklık edenlerin tamamını mahkeme etmiş. Suçlu bulduklarını yan tarafta hayvan kese gibi kestirmiş.

O gün Denizli’de suçlu bulunan yaklaşık altmış kişi boğazından kesilmiştir. Adamlarını belediyede bulunan gaz tenekelerinin getirilmesi emrini vermiştir. O artık Denizli’yi yakacaktır. Çünkü Denizli onun en yakın arkadaşını öldürmüştür. Bunun cezasını mutlaka çekecektir.

Bu arada Sarayköy müftüsü Şeyh Tahir Efendi yanına gelerek:

-Efe artık suçluların cezasını verdin, yeter!

“Hocam daha dur, bu şehri yakacağım!”

-Cezasını verdin ya.

“Daha suçlu çok insan var. Üstelik ben yemin ettim.”

-Yeminin yerine getirdin. Bak suçluları kestin.

“Daha suçlu var yalnız.”

-Sen onları nasıl olsa bulur, cezasını verirsin.

“Hocam fakat ben bu şehri yakacağım diye de yemin ettim. Bak adamlarım gaz tenekelerini getirdiler. Şimdi şehrin her tarafına gaz döküp ateşe vereceğim. “

-Efe, işi daha fazla sürdürmenin anlamı yok. Gücümüzü düşmana karşı kullansak daha iyi olur.

“Tamam, o zaman mahkemeyi kaldırıp kesmeyi bırakıyorum. Fakat yakacağım bu şehri.”

-Bak şimdi sen bu şehri yakmak için yemin ettin mi?

“Evet, yemin ettim.”

-O zaman bu gaz tenekelerini mezarlığa götürelim. Mezarlığa döküp ateşe verelim.

“Fakat ben Denizli’yi yakacağım dedim.”

-Aynı değil mi efe? Oradakiler dün yaşıyordu. Mezarlıya ateşe verdik mi şehri yakmış gibi oluruz.

“Yemin yerine gelir mi?”

-Gelir tabi.

Bütün hazırlıkları kaldırtıp mezarlığı ateşe vermiş. Denizli böylelikle Şeyh Tâhir Efendi sayesinde kurtulmuştur. Fakat her zaman Denizli’nin oyun oynadığını, Kuvayı Milliye’ye destek verdiğini, kendilerini padişah taraftarı olarak söylemelerine rağmen öyle olmadığını ve vatan ve millet düşmanlığının da önde olduklarını belirtirdi.

Bu arada Denizlili bazı insanlar Mustafa Kemal Paşa’ya telgraf çekip olaylardan dolayı şikâyette bulunmuşlar.

Mustafa Kemal dayıma telgraf çekip olaylar hakkında bilgi almış. Dayım cevaben yazdığı telgraf da şöyle demiş:

“Denizliler Kuvayı Milliye’ye destek vermeyerek vatan ve millet düşmanlarıyla işbirliği yapmıştırlar. Bende onların cezasını verdim.”

Bu anlamdaki telgraftan sonra olay o gün kapanmıştır. Fakat daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde mahkeme bile edilmiştir.

Eğitimci, Yazar-Şair Osman GİRGİN’İN “ANILARLA NAZİLLİ” kitabından alınmıştır. “ANILARLA NAZİLLİ” Kitabını internetten veya Nazilli’deki kitapçılardan ulaşabilirsiniz. Bu kitap Nazilli ve Demirci Mehmet Efe hakkında yazılmış kaynak kitaptır.

osmanlıhaber.com

 

 

 

 

 

 


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorumlar kapalı.