haber oku

   DEMİRCİ MEHMET EFE’NİN KUVA-YI MİLLİYE’YE GİRİŞİ 

admin ~ 12 Temmuz 2020 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

Aydın’ın 1. Kez düşman işgalinden kurtulması sonrası Yörük Ali Efe Büyük Menderes nehri güneyinde Umurlu’nun karşısındaki Dalama’ya yerleşmiştir. Buradan Arap Yüzbaşı Nuri Bey marifetiyle Demirci Mehmet Efe’ye bir mektup gönderir. Demirci bu mektubu nasıl karşıladı bilinmez. Mektupta,

“Efelik zeybeklik yapacak zaman geçti. Efeliği düşmana karşı gösterelim de memleket kurtulsun.”

Bu mektup Nazilli Jandarma Komutanı Yüzbaşı Nuri Bey’e gönderilmiş ve Demirci Mehmet Efe’ye ulaştırılması istenmiştir. Bu dönemler Demirci Mehmet Efe’nin cesareti ile çevresine korku saldığı, Bozdoğan’da baskında bir jandarmayı öldürdüğü, Karacasu Ziraat Bankasını soyduğu ve kasasını götürdüğü günlerdir.

Denizli Mutasarrıfı (valisi) Faik Bey Demirci’ye bir haber göndermiş:

-Gelip Milli Mücadele’ye iştirak etsin. Gelmez da eşkıyalıkta ısrar ederse, bizzat peşine düşerek onu dağlarda bir hafta bile yaşatmam.

Tabi bu tehditler ve telkinler Demir Mehmet Efe’ye geçmez ama demek ki kendi niyeti de olduğundan 11 Temmuz 1919 günü Umurlu Bölgesine gelerek Kuva-yı Milliye’ye katılmıştır.

Demirci Mehmet Efenin Milli Mücadeleye katılışını Celal Bayar, Arap Yüzbaşı’nın mektubuna yer vererek kitabında şöyle yazmıştır:

“Demirci Mehmet Efe, İzmir’i Yunanlılar işgal etmesine takaddüm eden günlerin birinde Karacasu’yu basmış ve kasabanın zengin halkından ve hatta fakirlerinden bile hayli para gasp etmiş bulunması yüzünden; hükümetçe takip ve tazyik olunmakta ve Nazilli’nin mezkûr (az önce adı geçen) kaza ile mücavereti (komşu-yakın) yüzünden bizim kaza jandarması da uzaktan bile olsa bu takip işleriyle alakadar bulunmakta idi.

Bir gün ki o sırada Aydın Yunanlılar tarafından yeni olarak işgal olmuştu. Bu havalide milli hareketlerin mevcudiyetine dair tek bir emare yoktu. Demirci Mehmet Efe bendenizle görüşmek istediğini ve bulunduğu Dualar köyüne gelmem için haber göndermişti.

Bu haber üzerine, kendisini bu kritik zamanda hadisesiz düze indirmeye muvaffak olur ve belki de ötede beride kulaktan kulağa akseden Yunan mezalimine dair şayialara göre, günün birinde milli bir hareket ve kıyama kendisini ikna ederim düşüncesiyle yanıma iki jandarma eri alarak Dualar köyüne gitmiş ve kendisi ile uzun uzun konuşmuştum.

O gün bu konuşmam müddetince, hemen konuşmamızın ağırlık merkezi Yunanlılara karşı milli bir hareketin yapılmasına mutlaka lüzum olduğuna, böyle bir hareket vukuunda kendi kuvvetleriyle buna yardım ettiği veya hareketin başına geçtiği takdirde hem milli bir kahraman olarak tanınacağına ve hem de memlekete yapılacak böyle büyük bir hizmetten tabiatıyla hükümet tarafından af edileceğine dair sözler söylemiştim.

Bu sözlerim üzerine, bu işe atılacağını ve hazırlığını yapar yapmaz ortaya çıkacağını vaat etmişti.

Başka bir anlatımda,

“… Rauf Bey (Orbay) 1919 Haziranında Nazilli’de eşraftan olan ve Milli Mücadele’nin bölgede örgütlenmesine büyük katkıları olan Hacı Süleyman Efendi ile görüşmek için Nazilli’ye gelmiştir. Rauf Bey’in gelişi 20-30 Haziran 1919 günleri arasında olması gerekir. Orbay Hacı Süleyman Efendi ile dağ köyü olan Dereköy’de buluşmuştur. Beraberce yurdun içine düştüğü o acı, yaslı günleri görmüşler ve durumu değerlendirmişlerdir.

Hacı Süleyman Efendi söz arasında “bizler burada gerekeni yapacağız. Hatta Demirci Mehmet Efe’yi de dağdan indirmeyi ve Yunan’a karşı kullanmayı düşünüyorum ”der.

Hacı Süleyman Efendi ilk iş olarak Demirci Mehmet Efe’yi dağdan indirmenin yollarını araştırı. Efe iyi eğitim görmemesine rağmen akıllı ve zeki, aynı oranda da kuşkulu bir yapıya sahiptir. O yurtseverlik duyguları körüklenerek dağdan indirilebilirse tek kurşuna bile gereksinme duyulan o dönemde büyük dayanak olacağı düşüncesindedir.

Hacı Süleyman Efendi, Demirci Mehmet Efe’nin doğup büyüdüğü Pirlibey köyünde yaşamakta olan ve köyün ileri gelenlerinden Mehmet Bey’le temasa geçerek kendisine: “Bir heyet halinde Demirci Mehmet Efe’nin yanına gidiniz. O size güvenir ve deyiniz ki, Hacı Süleyman Efendi selam söyledi. Yurda hizmet zamanı gelmiştir. Suçu affedilmiştir. Dağdan insin vatanımıza ve ırzımıza göz dikmiş olan Yunanlılara karşı çıksın” der. Bir de mektup verir Pirlibeyli Mehmet Bey, önce haber salar ve sonra da bir heyet halinde dağda Demirci Mehmet Efe ile buluşur. Hacı Süleyman Efendi’nin söylediklerini olduğu gibi anlatır. Kendisine gönderilen mektubu okur. Can kulağı ile dinledikten sonra verdiği cevap, “Hacı Süleyman Efendi Hazretleri hocamızın emirleri baş üstüne, dağdan inerek Yuna kâfirine karşı çıkmayı onu tepelemeyi ben de isterim. Fakat kusuruma bakmasın. İçimde bir kuşku vardır onu yenemem. İçime rahatlık gelmesi için oğlu Ragıp (Bilgen) Beyi bana rehine verirse seve seve dağdan inerim.

Bunun üzerine Hacı Süleyman Efendi o günlerde otuz bir yaşındaki oğlu Ragıp Beyi hiç düşünmeden Demirci Mehmet Efe’ye gönderir. Şayet Demirci tuzağa düşürülecek olursa Ragıp Bey öldürülecektir.

Demirci Mehmet Efe bu şartlarda Kuva-yı Milliye’ye katılmak üzere Nazilli’ye gelir. Burada, Hacı Süleyman Efendi, Belediye Başkanlığı yapmış olan Şeyh Nuri Efendi, Pirlibey Köy Ağası Mehmet beyi Çerkez Yusuf ve (Arap Yüzbaşı) Nuri Bey ile yüz yüze konuşarak kızanları ile birlikte düze inmeye karar verir…”

Demirci Mehmet Efe 5 Eylül 1919 da Hacı şükrü Beyin yerine Umum Aydın ve Havalisi Kuva-yı Milliye Kumandanı oluyor.

Eğitimci, Yazar-Şair Osman GİRGİN’İN “Milli Mücadele NAZİLLİ TARİHİ” kitabından alınmıştır. “Milli Mücadele NAZİLLİ TARİHİ ” Kitabını internetten, Ateş Yayınlarından, Nazilli’deki kitapçılardan ve Nazilli’de Osman GİRGİN’DEN şahsen imzalı alabilirsiniz.

osmanlıhaber.com

 

 


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorumlar kapalı.