EKMEK DAVASI | osmanlıhaber.com
haber oku

EKMEK DAVASI

~ 16 Şubat 2015 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

 

DSCF1407 - Kopya

Dünya insanoğlunun yaşadığı, yaşamak için mücadele ettiği, verdiği mücadeleden dolayı üzüldüğü veya sevindiği, yaşadıklarından dolayı hesap vereceği mekânın adıdır.

Dünya bir tiyatro sahnesidir. Bu sahnenin bütün oyuncu ve figüranları, dekoru yönetmen tarafından yaratılmıştır. Dünyaya gelen bütün canlılar ve yaratılmışlar bu sahnenin bir parçası ve oyuncusudur. Biz bu dünyaya oyunda rol almış bir ailenin çocuğu olarak geldik.

Yönetmen uyarıcıları vasıtasıyla bu sahnenin amacını bizlere bildirmektedir.

-Ben insanları ve cinleri yalnız bana ibadet etsinler diye yarattım.

-Mallarınızı ve çocuklarınızı size imtihan için verdim.

-Ben ilmi isteyene, zenginliği istediğime veririm.

Bu ve buna benzer açıklamalarının yanında ana kaideyi de koyarak bizi adeta sigortalamıştır: “Rızk (Allah’tan) bendendir.” Yani hiç kimse aç (rızıksız) kalacağım diye tiyatro sahnesinde rol icabı krallık, paşalık, devlet başkanlığı ve daha nice başkanlık koltuklarında oturanlara kul köle olmaması için.

Bu dünyada hiç kimse kendi çalışmasından dolayı zengin olamaz. Ben oldum diyen de yalan söylüyordur. Şimdi birçok okuyucum diyecek ki;

-Bu zenginler nereden çıktılar o zaman?

Elbette bu zenginler çalışarak, miras yoluyla veya bereketli işleri dolayısıyla zengin oldular. Ancak Allah bu zenginliği onlara verdi. Yukarıda yazdığım ayet mealinde olduğu gibi.

Çünkü her çalışan zengin oluyor mu?

Bugün zenginlerden daha fazla çalışan fakirler yok mu?

Allah bazısını zenginlikle, bazısını çocukla, bazısını eşle, bazısını makamla, bazısını bilgiyle bazısını da güçle imtihan etmektedir. İlim haricindeki bütün roller Allah tarafından dağıtılmaktadır.

Dünyadaki ekmek kavgalarının anlamı yoktur. İnsanın ekmek kazanmak için yaptığı mücadele hak ve mübarektir. Çünkü dünyada boş ve tembel oturmanın cezası vardır. Nasıl olsa ben sigortalanmışım. Çalışmasam da rızkımı Allah verecek diyerek boş boş, aylak aylak durmak günahtır. Çünkü Allah’ın uyarıcısı diyor ki:

-Hiç ölmeyecek gibi dünya için, yarın ölecek gibi ahiret için çalışınız.

Şimdi bu ekmek kavgalarını kendi varlık sebebi haline getirenler yönetmenlerini ve yönetmenlerinin kendilerine yaptığı sigortayı bilmeyenlerdir. Dünyadaki hiçbir makam, mevki, para, güç, aşk, güzellik ve yöneticilik baki değildir. Rol değişiminde bakarsın daha önce oturduğun koltukta oturan kralın hizmetçisi olmuşundur.

Yukarıdaki makamlarda oturanlar altlarındaki kişileri unutmamalıdırlar. Yöneticiler yönettikleri insanların tüm sorumluluklarını üstlenmiş demekti. Yöneticilik kişiye göre değil yönettiğin tüm kişilere göre yapılır.

Şimdi de yönetim birimlerinin ekmek satma ve halka ben size ucuz ekmek sağladım deme kavgasını konuşuyoruz. Herkes vasıtadır. Rızk Allah’ındır. Görevini en iyi yapan veya yapamayan büyük mahkemede hesabını verecektir. Herkes görevini yapma karşılığında mükâfat beklemesin. Öyle bir duruma gelmişiz ki hiç kimse görevini yapmadığından dolayı, görevine yapanlara teşekkür etme ihtiyacı hissediyoruz. Aslında yapmayanları yaptırma ihtiyacı hissetmemiz gerekir.

Biz kurumları büyüterek ulaşılmaz yapmayı çok seviyoruz. Ulaşamadığımız makamlar bize göre büyük makam oluyor. Böyle olunca da işlerimiz bir türlü olmuyor. Ekmeği ucuz yemek için, eti ucuz yemek için, ulaşımı ucuzlatmak için niye belediyelerin müdahalesini bekliyoruz. Bunu baştan yap ki sende ayakta kal, toplumda ayakta kalsın. Yapılan müdahaleden en büyük zararı sen çekiyorsun.

Bugün Nazilli’ye halk etmeği getiren kimdir?

Elbette ki ekmeği 1 TL yapanlardır.

Ben fırıncılar derneği başkanını destekliyorum. Bir başkan hiçbir zaman dernek üyesi esnafını yalnız bırakmamalıdır. Ancak bir başkan, hiçbir vatandaşı hiç ama hiç yalnız bırakmamalıdır. Vatandaş geçim derdindedir. Sabah namazı vaktinde çöplüklerden ekmek toplayan vatandaşlar bizim vatandaşlarımız değil mi? Elbette rızk Allah’tan fakat rızkı arama ve idare etme insandandır.

Bu insanlarımız yarı fiyatına ekmek yemeye layık değiller mi?

Ayrıca bir Müslüman kesinlikle aldanmaz. Aldanmamalıdır. Müslüman parmağını bir delikten ancak bir kere sokar.  Müslüman Müslümanın kardeşidir. Kendisi için istediğini Müslüman kardeşi için istemediği müddetçe (kamil anlamda)iman etmiş olmaz.

Özellikle belediye meydanı kaldırımında meydan okumak da hırs ve inadın göstergesidir. Buna gerek yok. Bu dünya herkese yeter. Tutunuz beş işyeri, satın ekmeğinizi cayır cayır. Millet elli işyerindeki Nazilli ekmeğini değil de sizin beş yerdeki halk ekmeğini alır zaten.

Sahi aslında “Nazilli Halk Ekmek” de vardı ne oldu ona?

İsmi var kendisi yok, neden?

Çünkü o diğer fırınlardan daha önce zam yapıyor da ondan.

Halk bunun neresinde?

Halkı kandırmayalım. Halk bir kanar, iki kanar sonra da kandıranlar ne olduklarını anlayamazlar. Ben sözümü rahmetli Barış Manço’nun sözü ile bitirmek istiyorum:

-Yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası,

Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası…

Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna.

Kimi tatlı peşinde, kimininse tuzu yok.

Muhabbetle!..

Osman GİRGİN

Eğitimci-Yazar

osmanlıhaber.com

osmangirgin.haber@hotmail.com


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorum yapın: