haber oku

GELECEĞİMİZİ KİMLER ŞEKİLLENDİRECEK

admin ~ 17 Haziran 2019 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

İnsanlık, hayatın başlangıcından bugüne gelişim içerisindedir. Zaman ilerledikçe yeni icat ve buluşlar insanoğlunun hayatını kolaylaştırıyor. Bilim ve teknolojinin nereye gideceğini ancak insanoğlunun düşünme ve yapabilme becerisi karar verecek.

İnsanın hayatı yeni buluşlarla kolaylaşırken insani değerler dediğimiz duygu ve düşüncelerimizde paralel değişiklikler olmuyor. Şunu söyleyebiliriz ki, insan hızlı değişim ve gelişim karşısında kendini unutuyor. Başka bir deyişle kendisini diğer canlılardan ayıran özelliklerini hiçe sayarak materyalleşiyor.

Dünya üzerinde büyümesini ve öğrenmesini en geç tamamlayan canlı insandır. Hatta şunu söyleyebiliriz ki, öğrenmemizi bıraktığımız gün ölmüşüz demektir. Beşikten mezara öğrenmenin izahı budur.

İnsan yaşadığı müddetçe ailesinden, eğitim kurumlarından, çalıştığı ortamlardan, iletişimde bulunduğu canlı ve cansız varlıklardan bir şeyler öğrenmektedir. Gören gözün, duyan kulağın ve düşünen beynin önemi buradadır. Yoksa insan olmanın bir önemi yoktur.

Bu öğrenme sürecinde bizlere yol gösteren, anlatan, yaşayışı ile örnek olan, bizlerin daha iyi dünyada daha iyi şartlarda yaşaması için eğitim veren insanlar vardır. Bunların başında ailemiz ve sonrasında eğitim kurumları, çevre ve arkadaşlarımız olmak üzere sıralanır gider.

Ne kadar Allah insana kendi kendisine idare kadar edecek akıl verdiyse de her insanın sıfırdan başlamaması için, bulunduğu zamandan daha ileriye gitmesi için bu öğreticilerden alacağı birçok ders vardır.

Günümüzün anlayışı ise insanı yalnızlaştırma üzerine olduğu kanaatine kapılmak üzereyim. İnsanı ailesinden, eğitim kurumlarından ve çevresinden soyutlaştırıp adeta yapayalnız bırakılma yolundadır. Ferdiyetçiliğin tavan yaptığı, insanları birbirinden koparmak için bütün değerlerin hiçe sayıldığı, bir döneme adımımızı atmış bulunmaktayız. İnsan topluluklar halinde yaşayan ve buna uygun yaratılan mükemmel bir canlıdır.

Anlatım ve sosyal deney adı altında yapılan çalışmalar geleceğimiz olan sonraki kuşakları adım adım milli ve manevi değerlerden uzaklaştırmaktadır. Bunun sonucunda insanî değerlerimizden de uzaklaşmamız an meselesidir.

Bir annenin çocuğuna karışamamasını konu alan anne-kız sosyal deneyinin bir eğitim kurumu tarafından şehir merkezinde yapılması,

Lise kız öğrencilerinin en fazla baskı ve karışma olarak annelerinden şikâyetçi olmalarının istatistik bilgilerini eğitim kurumu tarafından basına verilmesi,

Sevinmesini ve üzülmesini bilmeyen toplum olduk. Sokaklar tribüne döndü. İnsanların haklı ve haksız durumunu bilmeden moda hareketlerle linç kültürüne takım destekleme alışkanlığı ile amigo aramaları,

Aile içerisindeki görev ve sorumlulukların kaldırılıp herkesin hür yaşayabilmesi gerektiğini söyleyen haberlerin çıkması yanlıştır. Bence geleceğimizin birlik beraberliğine konulmuş dinamittir. Yarından sonra hepimiz, bugün çanak tutanlar da dahil hep beraber ağlayacağız. Son pişmanlık fayda vermez.

Dışarıda kanunların, özel şahsiyetlerin, komşu ve ortak kullanım alanlarının gürültü de dahi her şeyin hovardaca kullanılması veya tahrip edilmesi öz güven değil ukalalıktır.

Yukarıda saydığımız veya sayamadığımız bu benzer konularda eğer ebeveynler, ablalar, abiler, öğretmenler, din adamları ve yöneticiler geleceğimiz olan bu gençlere karışamayacaksa, bu nesil nasıl şekillenecek?

Muhabbetle!..

Osman GİRGİN

Eğitimci, Yazar-Şair


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorumlar kapalı.