haber oku

HAYALLERİMİZ KADAR BÜYÜĞÜZ…

~ 11 Kasım 2014 ~ Yazarlar

 

 

Hayaller düşüncelerimizin en özgür, en budanmamış, en sınırsız halidir. Çocukken hayal dünyasında yaşarız. En olmayacak şeyleri olabilir görmek, en zor şeyleri mümkün görmek, çok uzakları bile yakın görmek ne müthiş hayal gücüdür.

Hayaller gerçekleştirildikçe insanların kurdukları uygarlıklar hızla gelişmiştir. Hiçbir şey tesadüfen bulunmamış, icat edilmemiştir. Bütün buluş, yenilik ve icatlar önce hayal edilmiş, sonra gerçek edilmiştir.

Müthiş hayaller, beraberinde onu gerçekleştirme arzusuyla insanları, en azından o hayalin peşinde koşanları harekete geçirmiştir.

Hayal sahibi olanlar olmasaydı ve hayallerini gerçekleştirmek için yılmadan, usanmadan çalışmasalardı bu insanlığın sahip olduğu bir çok icat, teknoloji ve keşifler olmayacaktı… Bizler  hayal sahibi olanlara, “boş ver”, “sen kim onu yapmak kim…”,” deli misin?”, “ayakların yere bassın biraz” sözleriyle her gün ne kadar çok insanları hayalleri olmayan, yarınlarla ilgili projeleri ve hedefleri olmayan insanlar haline getiriyoruz. Çocuklukta ki hedeflerimizi ısrarla sürdürme eğiliminde olanlar, ortaya büyük projeler, büyük hedefler ve icatlarla tarihteki hak ettikleri yerleri almışlardır.

Hayallere yer veren, çocuklarının önüne (düşüncelerine) engel koymayan toplumlarla, bunları geliştirmeleri için çocuklarını teşvik eden toplumların geldikleri noktalar, sanayi, ekonomik ve eğitim açısından ortadadır! Bu durum eğitime, araştırmaya, velhasılı ortaya konulan patent sayılarıyla ülkeler arasındaki farklılık olarak kendini göstermektedir.

 

Anne-baba, öğretmenler ve toplum olarak çocuklarımızın hayallerinin önüne geçmeyelim… hayallerinden vazgeçen insanlar hayal bile kuramayan, kendine güveni olmayan pasif kişilikler olarak toplumdaki yerlerini almaktadırlar. Onların hayal ettiklerini gerçekleştirmeleri adına yaptıkları çabayı teşvik edelim, onları yüreklendirelim…

“Türkiye’de alınan patentlerin 20 bin 452’sini yabancı, bin 171’ini ise yerli patentler oluşturuyor. ABD’de 6 milyon civarında, Almanya, İngiltere gibi ülkelerde ise 3 milyon civarında patent var. Alınan patentlerin çok oluşu ekonomilerin gelişmişliği, araştırma geliştirme çalışmaları ile ilgili. Örneğin Japonya’da ayda yaklaşık 100 bin civarında patent başvurusu yapılıyor. Türk Patent Enstitüsü’nün bir yılda verdiği patent sayısı ise 28 bin 289. Arada böyle büyük fark var. Patent alma tamamen gelişmişlik ile ilgili bir şey. “

Evet patent alma ile gelişmişliğin ilgisi ne ise, hayal etme ile patentin ilişkisi de aynıdır. Hayallerimiz bizlere buluş yaptırır. Bizlere sıra dışı düşünerek yeni ufuklar kazandırır. Aynı düz mantık ile kısır döngü içerisinde hep aynı şeyleri düşünür dururuz, çünkü düşünce kalıbımızın dışına çıkamayız! Dar düşünce kalıplarının dışına çıkmayı başarabilmiş az sayıda kişinin sayesinde bu günkü uygarlığa ulaşılmıştır.

Hayal kuran insan, kabına sığmayan, dar kalıplardan kurtulmayı başarmış ve her türlü özgürlüğü yakalamış ve alışılagelmiş düşünce kalıbının dışına çıkmakla, aslında kimsenin göremediği şeyi hayal gücü, daha geniş perspektiften bakabilme yetisiyle görmeyi başarabilmiş demektir.

İşte bu daha geniş perspektiften bakabilme yetisi, hayal gücü ile doğru orantılıdır. Hayallerimizi kısıtlamakla aslında alışılagelmiş, standart düşünce ve basmakalıp fikir ve eylemlerin dışına çıkamayız… O zaman, yeni düşüncelere, eylemlere, dahası hayallere kapalı oluruz.

Hayallerimiz bizden iki beden büyük olmalı ki, daha özgür, daha serbest düşünelim, fikir ve zihin egzersizi yapabilelim…

Hayal gücü törpülenen, vazgeçirilen, bireylerin oluşturduğu toplumlarda, “eski köye yeni adet” getirmeye çalışanlarımız az olduğu için, köyümüzde düzen “eski tas eski hamam” olmaya devam edecektir.

Bizler de daha özgür düşünen, üreten insanlar meydana getirmek istiyorsak büyüdükçe hayalleri küçülen, serbest düşünceye sahip olmayan, hayallerinden vazgeçen bireyler yetiştirmeyelim…

Metin KILIÇ

Psikolojik Danışman

 

 


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorum yapın: