haber oku

HER ZAMAN BİZ HAKLI ÇIKARIZ…

~ 17 Kasım 2014 ~ Yazarlar

 

HER ZAMAN BİZ HAKLI ÇIKARIZ…

                Bilinçaltımızın iki görevi vardır; bunlardan birincisi bizi korumak ve diğeri de bizi mutlu etmektir. Bilinçaltımız bu iki görev için programlanmıştır.

                Bizi korumaya çalışır, bütün tehlikelerden, zarar gelebilecek her ortamdan uzak kalmamızı sağlar. En önemli görevi, hayatta kalmamızı sağlamaktır. Bu birincil görevidir… Vücudumuzun işleyişi, organlarımızın fonksiyonlarını bir düzen içerisinde yerine getirmesi bütün bunlar bilinçdışı aklımızın bizim istemimiz dışında otomatik olarak yaptığı şeylerdir.

                Bilinçaltımızın ikinci görevi de bizim mutlu olmamız için yapılmasını istediğimiz şeyleri yerine getirerek, bizim mutlu olmamızı sağlamaktır. Yani “emret sahip” prensibiyle hareket eder. Bilinçli aklımızın istediği, emrettiği herşeyi yerine getirir. Yani isteklerimizin gerçek olması, dolayısıyla da bizim mutlu olmamızı sağlamaya çalışır.

                Bilinçaltımız, şaka ile gerçeği, hayal ile gerçeği ayıramaz, söylenilen her şeyi gerçek zanneder.“ben bir aptalım” der ve bunu tekrarlayıp durursak bilinçaltımız buna inanır. “ben çok akıllıyım” dersek bunu tekrarlayıp durursak buna inanır.

                Bilinç düzeyinde verdiğimiz telkinlere o kadar çok inanır ki, bu telkinlere inanmanın ve gerçek zannetmenin ötesinde “gerçek yapmaya” çaba gösterir. Ve ne yapar yapar dediğimiz durumun gerçek olmasını sağlar…

                İçinde bulunduğumuz şartlardan dolayı, bu hayattan, bu sıkıntılardan dolay tabii ki başaramam, olmuyor, olmayacak bu dersi ya da bu şeyi başaramam diyen kişinin “başaramam” telkinini bilinçaltı aklımız “bu durum, şart ve sebeplerden dolayı tabii ki başaramam” olarak algılamaktadır. Bilinçaltının görevi söylediğimiz her şeyi “emir” kabul ederek yerine getirmeye çalışmak olduğuna göre bilinçaltımız “ne yapıp yapıp” bizi “haklı “ çıkaracaktır. bu şartlar altında ve bu sebeplerden dolayı tabii ki başaramam diyerek ve bunu kabul ederek “başarmak için gerekenleri yapma” yerine “başarmamak için gerekenleri yapma” istek ve çabası içerisinde olacaktır. Bu nedenlerden dolayı tabii ki başaramam diye düşünen kişi, niçin ve neden başaramayacağına dair sebeplere, bahanelere odaklanır, bunları çoğaltır ve güçlendirir.

                Bu sebeplerden dolayı tabii ki başarısız olacaktım dersek haklı çıkacağız. Bu sebeplerden dolayı “tabii ki başaramazdım” derken kişinin bilinçaltı “başaramayacağına kuvvetli bir inanç beslemektedir. “Başaramam” dediğimizde bunu sonuçta başaramamakla bilinçaltımız bizi haklı çıkarıyor. Bizde “başaramayacağımı biliyordum” diyerek haklı çıktığımız için! Adeta kendimizle övünürüz. Bilmeyiz ki, biz” başarmama için” gerekli komut ve telkini olayın en başından itibaren verdiğimizi… çünkü sonuçta niçin başarılı olamayacağımıza dair “kuvvetli ve mantıklı” nedenler bulmalıyız.

                “Başaramam” dedik ve haklı çıktık…  Bu durumlardan, nedenlerden dolayı tabii ki başaramazdık! Ne mutlu ki “başaramamayı” bilinçaltımıza “başarttık!” çünkü ortada ki durum “başaracağımıza inanmama” değil “başaramayacağımıza” olan kuvvetli inancımızdır.

                Başarısız olmamızı sağlayan aynı sebeplerden dolayı “başarmaktan başka çarem yok” diye bir düşünce içerisinde de olabiliriz. Bu hayattan, bu sıkıntılarda dolayı bunu başarmaktan başka çarem yok da diyebiliriz. Bu sıkıntılardan kurtulacağım, kendime güzel bir hayat hazırlayacağım diyen kişi için bütün bu nedenler başarmak için birer sebep de olmaktadır. Aynı sebepler neden başarısız olduğumuza-olmamıza dair sebep de olabilir, başarılı olmamız için neden de olabilir…

                Sonuçta her zaman biz haklı çıkıyoruz: bu nedenlerden dolayı “tabii ki başaramazdım” desek de haklı çıkıyoruz, bu nedenlerden dolayı “tabii ki başarılı olmaktan başka çarem yoktu” desek de haklı çıkıyoruz…

                Bilinçaltı zihnimizi görevi bizi haklı çıkarmaktır. Tercih bizim, hangisinde haklı olmayı istiyoruz?

Metin KILIÇ

Psikolojik Danışman

 


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorum yapın: