KADIN CİNAYETLERİ! | osmanlıhaber.com
haber oku

KADIN CİNAYETLERİ!

~ 15 Mayıs 2014 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

NAZLLL_RETMEN_OSMAN_GRGN_SCL_AMRLERNE_KTABINI_HEDYE_ETT_4

KADIN CİNAYETLERİ

Son zamanlarda medyanın üzerine çok gittiği, Türkiye’nin kanayan yaralarından biri olan kadın cinayet haberleri hepimizi çok üzmektedir. Bu konuda yazı yazmak mı, yazmamak mı iyi diye düşünmedim zannetmeyin. Hem o kadar düşündüm ki, yazdığım yazıları bile çöpe attığım oldu. Ama ne çare, yine yazı yazmak için masama oturdum.

Memleketimiz insanlarıyla, havasıyla,  yetiştirdiği ürünleriyle, yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle dünyanın gıpta ile baktığı ender ülkelerden biridir. Gelin görün ki bütün bu güzellikleri görmemezlikten gelip, bardağın boş tarafında dolaşıp durmak bazılarına ekmek parası, bazılarına ihanet diploması, bazılarına ise öç alma arenası olmuştur.

Yazımı okuyanlar neden böyle yazdığımı merak etmeye başlayacaklar. Kadın cinayetlerin olması elbette güzel bir olay değil. Fakat işte şu zamanın üzerinden ellinci cinayet, bu cinayetin üzerine yirminci cinayet diye çetele tutmak kimseye fayda vermez. Bakın aynı hataları biz töre cinayetlerinde de işledik. Şimdi birde çocuk cinayetleri çıktı. Normal cinayetleri zaten cinayet kabilinden saymıyoruz.

Ne oluyor bize?

Evet, işte asıl mesele burası. Hiç kimse işlenen cinayet ve zorbalıkların yanında değildir. Ama sivrisinek ile uğraşıp bataklıkların ömrünü uzatmamalıyız. Bataklıkları tespit edip bir an önce kurutmalıyız.

Ne demek?

Siz işlenen bir kadın cinayetinde günlerce yayın yapıp bu olayı istismar edeceksin. Milletimizin gözünün içine soka soka anlatacaksınız. Öte yandan işlenen bir cinayeti görmemezlikten geleceksiniz. Neden?

-Reyting yarışı, öyle mi?

Cinayetlerin tamamında insan öldürülüyor. Günahsız bir Müslümanı öldürmek bütün insanlığı öldürmekle eşdeğerdir. Peki, bunu öldüren de biliyor mu? Bilmese bile kötü bir iş yaptığını biliyor.        Peki, neden yapıyor?

İşte biraz önce söylemeye çalıştığım konu buydu. Meselenin kaynağını inmek gerekiyor. Bu kaynak insanı yeryüzüne gönderen ve yeryüzünün halifesi yapan Allah’ü Teâlâ’nın kitabıdır. Biz eğer bu kitabı kitabımız gibi alır, okur, anlar ve uygularsak bu olayların hemen hemen tamamı biter. Peki, böyle yapmamıza engel olan var mı?  Elbette var.

Kimdir bunlar?

Bunlar bizde dâhil yine insanoğlunun kendisidir. Dikkat ederseniz kadın cinayetlerini işleyenlerin yaklaşık yüzde ellisi kendisini de öldürmektedirler. Neden, çünkü bu olaydan geriye kalmanın da kolay olmayacağını bilmektedirler. Bu cinayetleri cezalarla önlemenin mümkün olmadığını da söylüyorum. Bunların ardından idam cezası getirseniz de bitmez. Ancak azaltabiliriz. Çünkü yaklaşık yüzde ellisi kendini zaten idam ediyor.

Toplum olarak kendimize gelmeliyiz. Toplumumuzun bazı çivileri gevşemeye başladı. Bu çivilerin çıkmasını önleyemezsek bu tür olayları daha fazla göreceğimiz kesindir. Basınımız bunları ön plana çıkararak bu cinayetleri azaltamaz. Bana göre daha çoğaltır.

Özellikle bu cinayetlerin iki ana sebebi vardır. Bunlar özgürlük ve paradır. Özgürlüğün tarifini bir kere daha yapmadığımız müddetçe, aile kurumunu ciddiye almadığımız müddetçe, aileyi şirket anlayışından kurtarmadığımız müddetçe ve sevgi ve saygıyı anlatmadığımız, anlamadığımız müddetçe bu iş olmaz. Aile içerisinde bireyin özgürlüğü olmaz. Ailenin özgürlüğü olur.

Medya önünde izlediğimiz bütün derneklerin ana teması koruma ve sevgidir. Doğa, kadınları, hayvanları, şehirleri, anneleri, çocukları v.b. sevme ve korumadır. Kimi, kimden niye koruyacaksınız?  Peki, işe yarıyor mu? Bunların meselesi sosyal hayatta statü sahibi olup kendilerini bir yerlerin mensubu olarak görebilmektir. Bu bile belli başlı bir cahilliğin ürünüdür. Çünkü yüce yaratıcımız bunların hepsini düşünüp garanti altına almıştır.

Yüce yaratıcımız bir konu üzerinde aşırı titiz olmayı da yasaklamıştır. Yani sadece, ahireti, dünyayı, hayvanı, kadını, çocuğu ve doğayı aşırı sevmeyeceksin. İslam dini bir denge dinidir. Yaratılmışların tamamını yaratandan dolayı seveceksin. Bunun en güzel açıklamasını Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.) yapmıştır:

“Hiç ölmeyecekmişsin gibi dünya için, yarın ölecekmişsin gibi ahiret için çalışınız.”

Hiç kimse İslam dininden daha fazla kadını, doğayı, hayvanı, çocuğu, anneyi, şehri ve kısacası insanı sevip koruyamaz. O halde herkes birleşip Allah’ın dinini korursa iş bitecektir. Gerisi hariçten gazel okumaktır.

Peki, bu öneriyi kabul ederler mi?

Etmezler elbette. Çünkü o zaman kapitalizme değil İslam dinine hizmet etmiş olacaklar. Zaten bunların özgürlük istedikleri falan yok.  Bunların istedikleri; kendilerini özgür hissedebilecekleri bir kölelik düzeninin içine girebilmektir.

Bugün kapitalizmin özgürlük adını yaptıklarını, evde karı koca birbirine yapsa ömür boyu hapse boylarlar. Aile içinde olanın aile içinde kalmadığı bir ailenin devamından yana olmamalıyız. İnsanı bir arada tutan ve insan olarak kalmasını sağlayan ahlaki değerlerin yok olmasından yana olanların, cinayetlerde timsah gözyaşı dökmesini kınıyorum.

Biz bugün özgürlük zannettiğimiz hatalarımızın kurbanıyız. İki dudağımızın arasından çıkacak bir “evet”le başlayan, bütün toplumun karşı olduğu hayvani ilişkilerin sonucunda işlenen cinayetler, ancak dini ve milli değerlerimizin yok olmasını isteyen dâhili ve harici düşmanları sevindirecektir.

Dünya hayatının geçici debdebesi, bize hoş görünen başkalarının günü birlik hayatlarını özentimiz ve ahlaki eksiliğimiz, kapitalizmin ekmeğine yağ sürmüş dünya hayatımızı cehenneme çevirmiştir. Aşk, özgürlük, aile, saygı, sevgi, inanç, ahlak ve eğlence bu yüzyılın icatları değildir. Bunlar yüzünden helak olan topluluklar vardır, unutmayalım.

Muhabbetle…

05.05.2014

Osman GİRGİN

osmangirgin.haber@hotmail.com

osmanlıhaber.com

 


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorum yapın: