KANTİN | osmanlıhaber.com
haber oku

KANTİN

~ 25 Kasım 2015 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

Eğitimci-Yazar Osman GİRGİN

Günümüz insanı üretimin yanında değil, tüketimin yanındadır. Bugün kazanılan veya eve giren para geçmiş dönemlerdeki paradan çok daha fazladır. Buna rağmen mutluluk ve bereket yoktur.

Aslında kazanılan paranın helal mi yoksa haram mı olduğunu harcama şeklinden anlayabilirsiniz. Eğer kazandığınız onlarca para sizi yetmiyorsa veya o paradan biriktiremiyorsanız kazanma yolu veya kazanma şeklinizi gözden geçirmelisiniz. Atasözümüz der ki: Haydan gelen huya gider, sudan gelen sele gider.

Özellikle son zamanlarda kamu ve özel şirket ihaleleri ekonominin can damarlarındandır. Bu ihalelerin bazıları ihtiyacımız olmadan bizim ortaya çıkardığımız meslek kuruluşlarıdır. Bunları zamanı geldikçe açıklamaya çalışacağız.

Benim bugün üzerinde duracağım meslek dalı kantin işletmeciliğidir. Aslında ihale ile alınan birçok yer evladiyelik olarak görülür. Özellikle belediyelerin verdiği yerler babadan oğula geçen miras malı gibidir. Gidin en küçük bir büfe işletmeciliğini almaya çalışın da dünyanın kaç bucak olduğunu öğrenin.

Ama kantinler biraz daha farklı bir işletmeciliktir. Çünkü kantinin bulunduğu yerlerde başka özel teşebbüsler ticaret yapamıyorlar. Şimdi siz hastanenin veya okulların içerisine gidip orada bir şeyler satamazsınız. Yani orada bir tekelcilik vardır. Kantin işletmecisi orayı ihale ile almıştır. Kendi tabiriyle bir ton para ve gözdağı vermek için insan gücü yatırmıştır. Dolayısıyla orası artık onun çöplüğüdür.

Hal böyle olunca buradaki ticaret piyasasını kendisi ayarlayabilmektedir. Ama buradan faydalan insanlar için bu bir hak mağduriyetidir

Düşünebiliyor musunuz? Gittiğiniz hastanede, okulda veya kantin çalıştırılan yerde dışarıdan daha pahalıya yiyecek alıp çay içeceksiniz. Bunu birde zorunlu bir alış veriş olarak yapacaksınız. Bunun amacı ve maksadı nedir? Bu işletmecilerin buraya para ödediklerini biliyoruz. Fakat dışarıdaki esnaf daha fazla kira parası ödüyor.

Dışarıdaki işletmeci günde üç tane, beş tane müşteriyi nasıl çekebilirim acaba diye düşünürken bu arkadaşlar peşin satan esnaf misali hareket ediyorlar. Bu ihaleler yapılırken sadece verilen paraların miktarı veya bağışları bakılmamalıdır. Elbette bu arkadaşlar fahiş fiyatla mal satmıyorlar liste fiyatından satıyorlar ama dışarıdaki esnaf liste fiyatından mal satabiliyor mu?

İhalelerde işte şu kadar müşteri hazır diyerek en çok parayı veren değil de liste fiyatından en fazla kırım veren almalıdır. Almalıdır ki işin içine hizmet de girsin. Yoksa kantinlerden alış veriş yapanlar keriz değil ki.

Bakın aynı mekânlara birer ikişer tane daha işletmeciyi alsanız gelen kişiler işyerlerini de kendileri yaparlar. Rekabetten dolayı zorunlu müşterilerde istifade etmiş olurlar. Hem böylelikle ihalelerde olan kaba kuvvet ve husumet ortadan kalmış olur.

Gidin şuan işletmeci olanları bir dokunun bin ah işitirsiniz. Hepsi kazamadıklarından şikâyet ederler. Aynı yerlere birer tane daha verin. İkisi de ekmek parasını çıkarır ama yine ağlarlar. İstemeyenlerde çıksınlar dışarıda ticaret yapsınlar.

Siz bilmem kaç müşterili yer için kantinci alıyorsanız burada fiyat dışarıdan ucuz olmalıdır. Hangi kantinde ucuz?

Biz kölesi olduğumuz kapitalizme niye hizmet ediyoruz ki?

Muhabbetle!

25.11.2015

Osman GİRGİN

Eğitimci-Yazar

osmangirgin.haber@hotmail.com

osmanlıhaber.com

 


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorumlar kapalı.