KAZAN MI KALDIRIYORSUNUZ? | osmanlıhaber.com
haber oku

KAZAN MI KALDIRIYORSUNUZ?

~ 28 Ağustos 2013 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

 

osman-resi-300x225

Tarihin en uzun ömürlü devletlerinden biri olan Osmanlı Devleti zaman zaman yeniçerilerin kazan kaldırması ile sıkıntılı zamanlar geçirmiştir.

Osmanlı Devletinin devamı olan, millet olarak da çocukları olduğumuzu kabul ettiğimiz Türkiye Cumhuriyetinde de bu tip olaylar görülmedi değil. Ama bunun adı “kazan kaldırma” yapanların yeniçeri adında olması şart değil. Her dönemin bir yeniçerisi, kaldırılacak kazanı bulunur.

“Kazan kaldırma” olaylarını yeniçeriler tarihte oldukları müddetçe görürüz. Yeniçerilerin 1446 deki ilk ayaklanmasından 1826 yılındaki son ayaklanmalarına kadar bu yöntemi kullandıkları kesindir.

Tarihteki hiçbir “kazan kaldırmanın” sebebi memleket meselesi değildir. Tamamıyla yeniçerilerin kendi meseleleridir. Ya padişahı beğenmediler, yâda aldıkları bahşişleri. Tamamıyla mesele bugünkü anlamında menfaattir.

Yeniçeriler kimdi?

Cihan devletinin iç ve dış güvenliğini sağlayan veya sağlamaktan mesul olan kuruluş. Bir devletin ufkunu bakın, birde güvenlikçisi dediğimiz yeniçerilerin ufkunu bakın. Yine çok dayanmış Osmanlı Devleti değil mi?

1826 yılında yeniçeriler kaldırıldı da ayaklanmalar bitti mi?

Yeniçeriler kaldırılınca yeniçeri gibi ayaklanacak olan gruplar kalmadı mı?

Evet, yeniçeriler bitti ama yeniçeriler gibi düşünenler bitmedi. Türkiye Cumhuriyetinde de devam etti. Zaman zaman ad ve kılık değiştirerek devam ediyor. Çünkü mutlaka devletten veya milletten nemalanmak isteyenler çıkacaktır.

Şimdi de padişah değil ama başbakan veya başkanı beğenmeyip değiştirmeyi kendilerine vazife biliyorlar. Unutmayın bunların vatan ve millet adına istedikleri bir şey olmaz. Bunların derdi, sadece yarım akçe fazla alma, yemeğin yağının çoğaltılması, pilavın bulgurdan değil pirinçten yapılması veya ceplerine kendilerine doğuracak kadar harçlık konulmasıdır.

Gelelim güzel Nazillilimize. Ülkemizin her yerinde olduğu gibi demokrasinin gereği mahalli idareler seçimlerimiz yedi ay gibi kısa süre sonra yapılacaktır. Bu seçimlerin heyecanı şimdiden başladı. Kimde mi?

-Yeniçerilerde!

Şuanda seçim heyecanı başlayan siyasi parti adaylarını dışarıda bırakıyorum. Onların heyecanlanmaları, çalışmaları, kendilerini anlatmaları için çırpınmaları ve yönetimine talip oldukları yer için proje yapıp pazarlamaları en doğal haktır.

Peki, yeniçeriler kim?

Yeniçeriler geçen mahalli idareler seçiminden bu yana,

-Padişahım çok yaşa!

 

Diyen, bunun üzerine veryansın propaganda yapanlar değil midir?

Vatan millet için çalışan insanlar olmuş olsalardı, dört buçuk yıldan bu yana yol gösterici olurlardı.

Bugün, seçimden altı ay önce kendilerine göre bir başkan seçip onun arkasından giderek başkasına veryansın eden kişiler, kendi adaylarının seçilmesi halinde alacağı ulufe akçesini düşünmektedir.

Bugün yerdikleri rakiplerin bu millete gelmeden önce verdikleri seçim vaatlerini yerine getirip getirmediklerine baksalar ya.   Onlar bu vaatleri vererek vatandaştan oy almışlar.

Vatan ve milletini düşünüyor olsalardı adayların projelerini inceler onlar üzerinden eleştiri yaparlardı. Ama maksatları bellidir.

Önümüzdeki altı ayda keselerini doldurmaktır. Sonra da bir araya gelip seçim kazançlarını değerlendirmektir.

Hiç kimse yeniçeri olup kazan kaldırmaya çalışmasın.

Bu kadar konuştuktan sonra önümüzdeki günlerde çok yazı kirliliği olacağını tahmin ettiğim seçimlerle ilgili birkaç sözde yazayım. Bugünden yazayım da o kirliliğe ne gireyim ne kirlenmesine çanak tutayım.

Nazilli üç partinin adaylarının birisi ile yönetileceği kesindir.

Ak Parti adayının şimdilik çıkmaması Ak partinin şansını azaltmıştır. Bundan sonra çıkabilecek aday, kendisine göre çok güçlü ise, kaybedip yenilgi alma riskinden çıkmayacaktır. Kendine göre göre güçlü olmayan aday zaten kazanamayacaktır.

Ak Parti bugünden sonra Sayın Haluk Alıcık’ı aday gösterse bile yine şansını yitirmiştir artık.

C.H. P. birbiri ardına çıkardığı iki adayla kendini elma gibi ikiye bölmüştür. Ön seçim gibi demokrasiyi çalıştırsa da hizip başlamıştır artık. Çünkü bu iki isim partinin yeni isimleri değil, Nazilli C.H. Partisinin en değerli ve birbiri için tercih edilemeyecek kişileridir. Bir adayla başkanlığı almak yerine, bir seçimde iki kişiyi yemek kimin fikridir bilmem. Ama bana göre birilerinin adam yeme becerisi var.

M.H. P. hakkında, mevcut başkanla bir şey söylemeye gerek yok. Herhalde önümüzdeki yedi ayda gelecek rüzgâra karşı en küçük sarsıntı bile geçirmeyecek durumda. Bu mükemmel bir yönetim,  muhteşem bir Nazilli, sarsılmaz bir ahde vefadan mıdır?

Hayır!

Bu yukarıdaki parti ve adayların altın tepside sunacağı ikramdandır.

Muhabbetle!..

Osman GİRGİN

 

 


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorum yapın: