haber oku

KAZANMAK YA DA BAŞARMAK

~ 03 Kasım 2014 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

 

metin kılıç

“KAZANMAK” YA DA “BAŞARMAK”

 

“Eğitimde feda edilecek tek bir fert yoktur.”    K.Atatürk

 

Eğitimin amacı; bireylerde istendik yönde davranış değiştirme süreci olarak tanımlanmaktadır. İstendik davranışlar dediğimizde bu süreçten beklentisi olan iki taraf mevcuttur. Birincisi fert-birey, ikincisi toplumdur…

Bu iki unsur birbirlerinin karşıtı, zıttı ya da muhalifi değildir. Bu iki unsur birbirlerini var etmek, birbirlerini ve kendisini de gerçekleştirmek için vardır; şöyle ki, birey topluma toplum da bireye feda edilmemelidir. Bireyin kendisini gerçekleştirme sürecinde, içinde yaşanılan toplum da göz ardı edilmemeli ve bunun yanında toplumun ihtiyaç ve beklentileri ön plana çıkarıldığında her bireyin ilgi-istek-beklentilerinin de önemli olduğu unutulmamalıdır.

Bireyler, kendilerini ifade edebildikleri, yetenek ve ilgilerini keşfedebildikleri, geliştirmek için uygun zemin bulabildikleri sürece kendisi ile barışık, üretken, yetenekli ve başarılı birey olabilirler.

Bireyler, bizim istediğimiz alanlarda, konularda bazı sonuçlara ulaşmakla, “kazanmakla” başarı duygusuna ulaşmış sayılmazlar.

“Kazanmak” ayrı “Başarmak” ayrıdır; kazanmak bireylerin önüne koyduğumuz engelleri aşarak, istenilen zamanda belli bir sonuca ulaşmasıdır. Oysa başarı duygusu için, içindeki potansiyeli, gizil güçleri, yeteneklerini sergileyebileceği ortamları sağlayarak kendisini gerçekleştirmesini sağlayarak, bireyin kendini başarılı ve mutlu hissetmesini sağlamamız gerekiyor.

Eğitim sistemimizde bir şeyler değişiyor görünse de, okullarımız ve müfradatın uygun bir biçimde yapılandırıldığı varsayılsa da sonuçta öğrenciler bu eğitim-öğretim ortamında “kazanmak-kaybetmek” eksenli olmaktan kurtarılamamıştır.

Her birey yaşadığı toplumun değerli bir parçası olarak kendisini feda edilemeyecek kadar önemli hissederek yaşamak ister…

Bireylerin kendilerini değerli, önemli hissetmeleri diğer birçok unsurun yanında “başarma” duygusuna ulaşmaları sonucunda gerçekleşmektedir.

Değerli olduğunu hisseden ve bu duyguyu yaşayan birey, diğer insanları ve toplumu da saygıdeğer ve önemli görecektir…Kendisini değerli ve önemli hissetmeyen bir kişi toplumu ve toplumdaki her bir ferdi yeterince önemli ve değerli göremeyecektir.

Başarı duygusunun yaşandığı ve yaşatıldığı kurum ve toplumlarda kişiler mutlu ve huzurlu bir birey olabilirler. Her bireyin başarılı olabileceği, başarı duygusunu yaşayabileceği bir özelliği, yeteneği muhakkak vardır. Bu yeteneğini, özelliğini keşfetmesi, ortaya çıkarabilmesi ve geliştirebilmesi için onlara ortam sağlanmalı kendilerini göstermeleri için fırsat tanınmalıdır. Her birey için kendisini bile şaşırtabilecek özelliklerinin ortaya çıktığına şahit olabiliriz.

Bu başarı duygusunu tadan fertler ile özgüveni yüksek, olumlu benlik algısına sahip bireylerden oluşan bir toplum sağlayabiliriz.

Hangi duyguya sahip bireylerden oluşan bir toplum istiyoruz? “Kazanma” duygusu mu, “Başarma” duygusu mu?

Metin KILIÇ

Psikolojik Danışman


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorum yapın: