haber oku

KİMİN DİZİSİ

admin ~ 14 Ekim 2020 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

Günümüzde televizyon önemli bir haberleşme, zaman geçirme aracıdır. Hele salgın döneminde izlenme oranlarının daha fazla arttığını inanıyorum.

Televizyon insanların yalnızlığını giderici arkadaş durumuna gelelden bu yana neredeyse evlerde ve kahvelerde kapanmaz olmuştur. Hal böyle olunca izlensin izlenmesin her zaman, her kesin, her yaş için vazgeçilmez bir propaganda aracıdır.

Televizyon özellikle yeni yetişen nesil başta olmak üzere her kesimin kültürünü sağlığını ve konuşmasını bizatihi etkileşmiş ve yönlendirmektedir. Bu da gösteriyor ki televizyonu vatan ve millet için iyi kullanmalıyız. İyi kullanmazsak vatan ve millet düşmanlarının ekmeğine yağ sürmüş oluruz.

Geçmiş dönemlerin filmleri insanı ne kadar etkiliyorsa bugünün dizileri de o kadar etkilemektedir. Kırsalda bir hafta sonraki dizi bölümü için gün sayan insan sayısı az değildir. Hal böyle olunca hiçbir yerde veremediğiniz eğitimi ve kültürü menfi veya müspet televizyonda verebiliyorsunuz.

Günümüzün dizilerinin mutlaka ve mutlaka denetlenmesi gerekir. Bunlar sinema filmleri olmadığı için belli bir denetlemeden geçmeden gösterime giriyorlar herhalde. Baktığınız zaman milli kültüre, inanca ve aile yapısına uymayan birçok durum ve davranışın olduğunu görebiliyorsunuz. Üstelik bu diziler günün her saati, here yaşa açık evlerimizin başköşesindeki sihirli kutudan gösteriliyor.

Günümüzün en büyük denetleyicisi reyting olunca, reyting uğruna aile, kültür ve inanç ikinci derecede kalıyor.

Elbette istemeyen seyretmez. Zorla seyrettiren mi var?

Durum hiç öyle görünmüyor. Çoğu evde seyredilmese bile kanalın birisinin açık kaldığını ziyaretlerde görüyoruz. İşte o istem dışı açık kalmalar bile inceden inceye yaş sınırı olmadan herkesi etkilemektedir.

Milletimiz her geçen gün yavaş yavaş kültür, dini ve aile yozlaşmalarının çıtasının yükselişini fark etmeden izlememektedir. Belli bir zaman sonra geriye dönüp baktığımızda geçen günlerde izlediklerimizi bugüne göre normal kabul etmeye başlıyoruz.

Bugünlerde en çok işlenen konu kadınlara ait pozitif ayrımcılıktır. Ayrımcılığın her türlüsün karşısındayız.

Dizilerde kadınların kiminle nasıl yaşadığını tarif bile edemiyorsunuz. Güya bunu bir de kadını özgürleştirmek için yaptıkları imajı veriyorlar.

Bu diziler kimin dizisi?

Düne kadar erkeklerin uyguladığı şiddet, baskı ve serbestliği bugün tam tersi olarak kadınlara uygulatmaya çalışmaktadırlar.

Bugün kadınların erkeklere uyguladığı şiddeti normalmiş gibi gösterilmekte, erkekleri başarısız veya beceriksiz olarak yansıtmaktadır.

Peki, bu şiddet değil mi?

İster kadından gelsin isterse erkekten şiddet şiddettir. Yarın bununla da mücadele edeceğiz. Erkek şiddetinden yıkılan yuvalar kadar yarın kadın şiddetinden yıkılan yuvaları haber yapacağız.

Bu işin bir ortasını bulamadılar, bulamayacaklar herhalde.

Buradan medet umacaklarına iyi aile, düzgün kişiliklerin kazandırdıkları ve vatan millet konusunda yapılması gerekenlerle ilgili konu işleseler daha iyi olmaz mı?

Milli ve manevi konuların yok olduğu ve ailenin kutsiyetinin kaybolduğu bir ülkede televizyonların da biteceğini hiç kimse unutmasın.

İçinde bulunduğumuz gemi batarsa hepimiz yok oluruz. Ancak başka milleti ve vatanı olanlar kurtulur.

Bir an önce önlem alınmazsa gelecek neslimizi kendimiz bile tanıyamayacağız. Günümüzde de öyle değil mi diyeceksiniz.

Fakat unutmayın gelecek nesil geçmiş nesli aratacaktır.

Muhabbetle!..

Osman GİRGİN

Eğitimci, Yazar-Şair


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorumlar kapalı.