KİTAPLAR DEVLETTEN! | osmanlıhaber.com
haber oku

KİTAPLAR DEVLETTEN!

~ 24 Eylül 2014 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

osman-resi-300x225

KİTAPLAR DEVLETTEN!

Yeni eğitim öğretim (2014-2015) yılı her yıl olduğu gibi büyük heyecan ve umutla başladı. Elbette ki birçok eksiklik ve nahoş olaylar yok değil. Her şeye rağmen yeni eğitim ve öğretim yılı başta eğitim camiasının içinde olanlara olmak üzere tüm milletimize hayırlı olsun.

Gelecek gençlerin gençler de öğretmenlerin eseri olduğuna göre geleceğimizi şekillendiren öğretmenlerimize büyük iş düşmektedir. Öğretmenlerimiz bu milletin isimsiz kahramanlarıdır. Bu kahramanlara gereken değer verilmezse geleceğimiz karanlık içerisinde kalacaktır.

Öğretmenler bırakın kahraman olarak görülmeyi insan olarak bile görülmeye razılar.  Özellikle en değerli varlıklarımızı emanet ettiğimiz öğretmenlerimizi, değerli evlatlarımızı değerlendirecek insanlara verdiğimiz değer çocuklarımıza verdiğimiz değerdir.

Yoksa çocuklarımızın çantasını taşıyarak, onların ödevlerini yaparak ve onları hala bebek gibi davranarak değer vermiş olmayız. Onların mutlaka kendi ayakları üzerinde durabilmeleri gerekir. Bunun içinde şimdiden onları güvenmeliyiz.

Öğretmenler geleceğin cevherlerini işlerken olumsuz hiçbir davranış ve görüntüden etkilenmemelidirler. Hele hele maddi anlamdaki sıkıntılarını hiçbir zaman iş ortamına taşımamalıdırlar. İdarecilik promosyonu adı altındaki oyunlara gelmemelidirler. En küçük bir maddi beklenti karşılığı olmadan fedakârca yaptıkları görevi, milletimizin değer yargılarını ve bilimin evrensel ışığı altında yapmalıdırlar. Kendi doğrularına göre değil Türk milli eğitimin doğrularına göre görev yapmalıdırlar. Milletin içine sirayet etmiş olan yozlaşma ve moda akımlarının etkisinde kalmamalıdırlar. Yoksa bu yıkımın altında kendileri de kalır.

Devletimizin ders kitaplarını vermesi bütün öğrenci velileri için büyük bir kolaylıktır. Yoksa okulların açıldığı bir iki hafta öğrenci velileri kırtasiyecilerin dükkânlarında bekçilik yapıyorlardı. Hele az bulunan veya kendisinden başka bir yerde bulunmayan kitabı satan kırtasiyecinin önünde beklemek bile torpil meselesi idi. Daha, fahiş fiyata satılan kitaplarla ilgili sıkıntıları saymıyorum.

Her yıl verilen kitaplar bile insanın aklına, rantın milletten devlete kaydığı fikrini getiriyor. Biz eskiden kitaplarımızı yılsonu tekrar okula götürür bizden sonraki kardeşlerimizin okuması için bırakırdık. Bir kitabı yıllarca okurduk. Hatta üzerine isim yazmamız söylendiği için bizden önce yazılmış kelime veya işaretleri ismimizmiş gibi sahiplenip kitabımızı bilirdik. İşte bu millet böylelikle bu günlere geldi.

Şimdi ders kitapları devlet tarafından veriliyor ya, rekabet ve rant yardımcı ders kitaplarına kaydı. Bu yardımcı ders kitapları ne kadar faydalıymış da bizim haberimiz yokmuş. Söylentiye göre Nazilli’de sadece bir kırtasiyeye okullara örnek olarak dağıtılması için bir kamyon yardımcı ders kitabı gelmiş. Düşünün bu kırtasiye kaç kamyon kitap satar sizce?

Şu yardımcı ders kitapları devlet ders kitabı diye dağıtıyor olsa, bugünün ders kitaplarını yardımcı ders kitabı diye onlarca para vererek alırız biz. Kısacası devletin verdiği kitaplar hiçbir zaman kıymetli olmadı. Neden mi?  Elbette bedava olduğundandır.

Aslında devlette birçok kitabını özel yayınevlerinden alıyor. Yayınevleri devlete hazırladıkları kitapları mahsus değersiz hazırlayıp,  kendileri için değerli yardımcı ders kitabımı satıyorlar acaba. Hayır! Türkiye’nin en uzman eğitim bilimcileri milli eğitim bakanlığında değil mi? Bu kitaplar kontrol edilmiyor mu? Elbette ediliyor. Bu verilen kitaplar müfredata uygun kitaplardır. O zaman yardımcı ders kitapları müfredat dışına çıkmaktadırlar.

Geçen yıl orta öğretimde okutulmak için devlet, dersin birinden bin sayfalık ders kitabı dağıttı. Bu bin sayfalık ders kitabının neredeyse kapağı açılmadı.

Neden biliyor musunuz?

Tabi geçerli bir sebebi vardır. Çünkü bu kitabın içerisinde bir şey yokmuş. Bu ne biçim bir karalama? Bin sayfalık kitabın içerisinde bir şey yokta senin yardımcı ders kitabı diye aldırdığın üç yüz-dört yüz sayfa kitabın içerisinde mi var? Aslında onun içerisinde olanda ne biliyor musunuz? Alırken verdiğiniz elli-altmış lira.

Valla yazıklar olsun!

Biz yıllarca İngiltere’den kitaplar getiriyoruz diye verdiğimiz taa o yıllarda 200-300 Tl parayla sanki birkaç kelime İngilizce mi öğrenebildik? Belki havasını attık, bizim kitap İngiltere’den geliyor diye.

Şu yardımcı ders kitabı olarak, ders kitaplarının üç beş katı kadar kitap alan öğrencinin çalışmadıktan sonra başarılı olacağını inanan var mı acaba?

Yardımcı ders kitapları ve kırtasiyeciler arasındaki rekabetten öğretmenler uzak kalsa nasıl olur acaba?

Bu sene satmadığı kitabı iyi kitap kabul etmeyen, geçen yıl satarken denkleri arasında en iyi kitap olarak reklam yapan kırtasiyecinin egosunu kim dur diyecek acaba?

Ben yazılmış her eserin bir dünya olduğunu, ederi ne olursa olsun verilen emeği karşılamadığını düşünenlerden biriyim. Buna rağmen günümüz yardımcı ders kitabı olayı biraz etik kuralların dışına çıkmış durumdadır. Çok değerli yardımcı kitapların olduğunu fakat bunların kişinin kendi tercihi olması gerektiğini, kesinlikle okullarda örnek olarak sunulmaması, öğretmenler tarafından yönlendirilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Kırtasiyeler, okullara gönderdikleri arabalar dolusu kitapları kendi kırtasiyelerinde velilere dağıtmalıdırlar. Veliler bu örneklere göre isterlerse almalıdırlar. Öğretmende bu rant çarkına su taşıyan oluk görünümünde olmamalıdır.

Zaten öğretmen arkadaşımın niyeti öğrencisini daha başarılı yapabilmek olduğunu biliyoruz. Fakat bunu abartarak ve çarka oluk olarak yapmamalı.

Burada ailelerin yapacağı hiçbir şey yoktur. Her anne baba kendi çocuğunun geride kalmaması için söylenen her şeyi almak için (gerekirse giyeceğinden, yiyeceğinden ve içeceğinden kısarak) çaba harcayacaktır.

Usta terzi dar kumaştan bol elbise diker.

Muhabbetle…

Osman GİRGİN

osmangirgin.haber@hotmail.com

 

 

 


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorum yapın: