haber oku

LİDER

admin ~ 12 Ocak 2020 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

Dünya hayatının geçici olduğunu bilmeyen yok. Ama yine de dünya hayatının bitmesi ile dünyadakileri acı ve ızdırap içinde bırakan bazı şahsiyetler var. İşte bunlardan birini daha Yüce Yaratıcısına, asli vatanına, gönderdik. Dünya lideri, Türk dünyasının büyük liderlerinden, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türklüğünün mücadele adamı ve babası, bağımsızlık meşalesi, Rauf R. DENKTAŞ’I Allah rahmet eylesin. Makamı cennet olsun.

Allah Türk Milleti’ne acı ve esaret vermesin. Vermesin de Türk Milleti lider çıkarmasın. Ama unutulmamalıdır ki, Türk Milleti tarihinden bu güne hiç esaret altında yaşamamış ve yaşamayacaktır, inşallah. Dünyanın umut ve bekleyişini boşa çıkartacak binlerce yiğit Türk evladı vardır. Milli Şairimiz Mehmet Akif ERSOY bu sıkıntı ve mücadeleyi yaşayarak yazdığı Milli Marş’ımızda bütün dünyaya nasıl meydan okumuştu:

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

İşte Türk tarihindeki en buhranlı zamanlardaki insanların bile milli ve manevi havası budur. Ama Allah bu günleri bütün Türk Devletlerine ve milletine yaşatmasın.

Türk tarihinin altın zincirinin Kıbrıs halkasını oluşturan, tarih yazdıran ve aynı zamanda tarih yazan bir bilge lideri, yazarı, avukatı, savcıyı, politikacıyı, devlet adamını uğurladık. Bu liderimiz için ne yazsak azdır. Özellikle tarihi hem yapmak, hem yazmak herkese nasip olacak bir iş değildir. Çünkü bu konuda birçok sıkıntılar yaşanmış, yapılan güzel şeyler bile anlatılamamıştır. İşte Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK bu konuda şöyle bir söz söylemiştir.

“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.” (1931)

Tarih yazılırken, belgelenilirken gerçeklere mutlaka sadık kalınmalıdır. Aksi taktirde tarih yazmanın bir anlamı kalmaz ve okuyanı doğrulara yönlendirme, geçmişten ders alarak o hatalara düşmeme ya da o başarıların sırrını anlama amacına hizmet edemez.”

Kıbrıs, tarihin her döneminde sıkıntı ve problemlerle yaşamıştır. Osmanlı Devleti bu adayı kanuni Sultan Süleyman’dan sonra almıştır. Bu Kıbrıs’ın önemsizliğinden değil Osmanlı Devletinin gücündendi. Ama hiçbir zaman Anadolu toprakları için önemini yitirmemiştir. Dünyanın bütün milletlerinin göz diktiği Akdeniz incisinde mücadele vermek, ayakta durmak kolay değildi. Bir ömür Kıbrıs Türklüğünün haklı bağımsızlık mücadelesinde ön safta çarpışıp meyvelerini görerek dünyaya veda etmek güzel olsa gerek. Tabi son zamanlarda Kıbrıs’’ta ve Türkiye’de kendini üzenler olmadı değil. Zaten böyle büyük bir lideri herkesin sevip anlaması mümkün değildi.

27 Ocak 1924 tarihinde doğan, ilköğrenimini Türkiye’de bitiren, annesini bir buçuk yaşında kaybeden DENKTAŞ, 13 Ocak 2012 tarihinde arkasında binlerce seveninin gözyaşlarıyla uğurlandı.88 yıllık hayatının tamamını diyebileceğimiz bölümünde kendini Kıbrıs Türklüğü davasını adadı. İlk sahneye çıktığı 1948 yılını düşünürsek tam 64 yıl o sahneden canı pahasına inmedi. O sahnede onunla birlikte mücadele eden Dr. Fazıl KÜÇÜK ve Faiz KAYMAK’A saygıyla ve hürmetle anıyorum. İşte mücadele adamlığı böyle oluyor. İşte kendini davasına adayan adam böyle oluyor.

Özellikle 2005 yılında Cumhurbaşkanlığını bıraktıktan sonra yaptığı bütün gezilerde ve konferanslarda Kıbrıs Türklerinin haklı davasını anlatmaya çalıştı. Sağır dünya hür ve bağımsız Kıbrıs’ı duymak istemedi. Kabul etmek istemedi. Hatta buraya Nazilli Belediye Tiyatro Salonundaki konferansında yine davasını ve dünyanın bakışını anlatmıştı. Bir cumhurbaşkanının yaşayan tarih olması dinleyenleri her zamankinden daha fazla etkilemişti. Çünkü günümüzün en büyük sıkıntılarının başında siyasetçilerin olayları siyasi bakmalarıdır. Birçok konuda işi tarihçilere bırakalım demektedirler. Aslında bunu diyebilmekte erdemlilikte. İşte Denktaş, hem tarihçi, hem siyasetçi, hem hukukçu,  hem de yazardı. O dünya siyasetinin ve tarihinin her şeyi idi.

Yazdığı bütün eserlerinde insana ve yaratıcısına verdiği değeri işlemeye çalışan devlet adamının arkasında bıraktığı mirası öncelikle Kıbrıs Türkleri olmak üzere bütün Türk Milletinin sahip çıkacağını ümit ediyorum.

İnsan kolay yetişmiyor. Hele hele DENKTAŞ gibileri çok zor yetişiyor. İşte yakın zamanımızda yetişen böyle kaç insanı tanıyorsunuz. Hürriyet ve bağımsızlık diyerek kendini tüketen giderken bile aynı sözleri tekrarlayan kaç kişi var.

Yaptığı bütün işlerde ön plana çıkardığı tek konu Kıbrıs Türlüğü idi. İşte sön sözlerini yazılı ve görsel basından görüyoruz:

Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas ile diğer Rum liderler için, ‘Söyle kendilerine, burası bağımsız bir cumhuriyettir’.

Çünkü insan ömrü boyunca neyle meşgul olursa öyle ölecektir.

Müslümanların arkasından “iyi insandı” veya “iyi biliriz” diye şahidlik yapmaları Allah katında geçerli olduğunu bildiğim için inşallah mekânı cennet olacaktır.

Muhabbetle…

OSMAN GİRGİN

Eğitimci, Yazar-Şair


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorumlar kapalı.