NAZİLLİ TÜRK OCAĞI'NDAN İTTİHAT VE TERAKKİ KONFERANSI | osmanlıhaber.com
haber oku

NAZİLLİ TÜRK OCAĞI’NDAN İTTİHAT VE TERAKKİ KONFERANSI

admin ~ 04 Şubat 2015 ~ Genel, Manşetler, Resim Galerisi

IMG_1332

İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİNDEN TECEDDÜT FIRKASINA (1889-1918)

 

30 Ocak Cuma akşamı Nazilli Belediyesi Tiyatro salonunda PAÜ öğretim üyesi Tarihçi Doç.Dr. Ercan HAYTOĞLU tarafından İttihat ve Terakki konulu konferans düzenlenmiştir. Nazilli Türk Ocağının düzenlemiş olduğu bu konferansa Nazilli Belediyesi başkan yardımcısı Mustafa AKKAYA Nazilli MHP ilçe başkanı Kürşat ÖZCAN, Bozdoğan MHP ilçe başkanı Birol GÜRSOY, Erzurumlular derneği başkanı Hüseyin AKKUŞ ve davetliler katıldı. Sunuculuğunu Yönetici Ali YAVAŞ’IN yaptığı konferansın açılış konuşmasını yapan Şube başkanı Ahmet ÇEKİM’İN ardından kürsüye gelen Sn. Doç. Dr. Ercan HAYTOĞLU sinevizyon gösterisi yaparak şunları söyledi.

 

YENİ FİKİRLERE DOĞRU

 

Önemli ölçüde Coğrafi Keşifler, Rönesans, Reform, I. Ve II. Sanayi Devrimi ıskalanmıştı. Tanzimat ve Islahat Fermanları Hükümdarın ferman şeklinde ilk özgürlükleri lütfetmesi;

Fransız İhtilali ile eşitlik, özgürlük, milliyetçilik, bağımsızlık, milli devlet ve laiklik gibi kavramlar Osmanlı Devleti’ni de etkilemeye başlamıştır.

 

GENÇ OSMANLILAR

 

I. Meşrutiyet’e Doğru (I. Kanun-i Esasi) Genç Osmanlıların fikir adamları; Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ali Süavi, Agah Efendi Avrupa’dan etkilenerek eşitlik, hürriyet, adalet, meşrutiyet, vatan sevgisi, meclis, anayasa fikirlerinin peşine düşmüşlerdir. Genç Osmanlıların Siyaset Adamları; Mithat Paşa, Hüseyin Avni Paşa, Süleyman Paşa, Mütercim Rüştü Paşa, Şeyhülislam Hayrullah Efendi Osmanlı aydını ve siyaset adamları; Avrupalı Devletlerin yardımları ile gayri Müslimlerin kendi devletlerini kurmak için çıkardıkları isyanları bastırmakta zorlanmıştı

 

İTTİHATÇILAR SAHNEYE ÇIKIYOR

 

İttihad-ı Osmaniye Cemiyeti 21 Mayıs 1889  kurulmuştur. Kurucuları: Ohrili İbrahim Temo, (Arnavut) Diyarbakırlı İshak Sukiti,   (Kürt) Arapkirli Abdullah Cevdet,(Kürt) Kafkasyalı Mehmet Reşit,(Çerkes) Bakülü Hüseyinzade Ali’dir.(Türk) İbrahim Temo cemiyetin lideridir. Cemiyete üye kaydı yeminle olmuş, faaliyetler gizli tutulmuştur. Bu nedenle örgütlenmede Farmoson-Carbonari örnek alınmıştır.(Bu amaçla Brendizi-Napoli Farmason Locaları ziyaret edilmiştir)Yeni Osmanlılar Sahneyi Jön Türklere Bırakıyor  Jön Türklerin büyük bir kısmını içine alacak olan İttihat ve Terakki cemiyeti, Genç Osmanlılar çizgisinin bir uzantısından başka bir şey değildi.İttihatçılarda Genç Osmanlılar gibi yalnızca Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu durumdan nasıl kurtulacağı üzerine odaklanmıştır. Jön Türklerin çözümü de Genç Osmanlıların çözümünden farklı değildir. Çözüm; «Meşrutiyet’in İlanı» dır. Daha sonra  3 Eylül 1906’da Ömer Naci Beyin evinde toplanıyorlar. «Hilâl» yerine «Osmanlı Hürriyet Cemiyeti» adını kabul ediyorlar” Cemiyetin taraftarlarının genel ve ortak özelliği: çoğunlukla Türk, mektepli genç asker veya mülki memurlar olmalarıdır.İdeolojileri: Liberal, reformist ve milliyetçiliktir.Ahmet Rıza Bey’in İttihat ve Terakki Cemiyeti 1906’da Selanik’te kurulan «Osmanlı Hürriyet Cemiyeti» ile birleşmiştir. (Müslim, Gayrimüslim tüm muhalif unsurlar bu birleşmeyi desteklemişlerdir.

 

31 MART HADİSESİ (13 NİSAN 1909-31 MART 1325)

 

Enver, Talat,  Cemal Paşa’nın üçlü yönetimi başladı.Bu hükümet ile birlikte İttihat ve Terakki kesin iktidarını kurmuş oldu.Bu iktidar 1913-1918 arası ülkenin kaderini elinde tutmuştur. Çok partili rejimden tek partili rejime geçilmiştir. Osmanlılık fikri Balkan Savaşı ile önemini yitirirken milliyetçilik dinden daha etkili bir ideoloji olarak ortaya çıkmıştır. Ziya Gökalp önemli bir isim oldu.Türk Yurdu (1911)Türk Ocaklarının kurulması (1912)Turancılığın ve laik görüşlerin kuvvetlenmesinde Arapların I. Dünya Savaşında İngiltere ile birlikte hareket etmesi etkili olmuştur. I. Dünya Savaşına girildi. Üçlü bile kendi arasında birbirine düştü. Rekabet ve şahsi ihtiras hiç bitmedi. (Talat-Cemal Paşa çatışması)

 

SONUÇ

 

İttihatçılar hiçbir zaman tek bir fikir ile tanımlanamamışlardır.‘Osmanlılık’ siyasetine sadık kalanlar kadar ‘İslamcılık’, ‘İslamcılık’ kadar ‘Türkçülük ve Milliyetçilik’ fikirlerine sadık kalanlar olmuştur.İttihatçılar milli onur, haysiyet ve vatansever insanlar oldukları kadar, hayata bakışları dar kaldığı için önemli sıkıntılara neden olmuşlardır. İhanet ve kötü niyetleri olmadığı halde Ermeni, Rum, Musevi, Arnavut, Arap ve Kürtlerin bağımsızlık niyetlerini anlamaksızın aynı hareket içinde birleşmekte kötülük görmemişlerdir. İttihatçıların Meşrutiyetin ilanı için gösterdikleri çabaların ve dağa çıkışlarının arkasında yatan temel neden, vatanperverlik ve milliyetçilik anlayışından başka bir şey değildir. Ancak, meşrutiyet sonrası komiteci zihniyet ile gizli cemiyet anlayışından kendilerini asla kurtaramamışlardır.İttihat ve Terakki ordu – siyaset ilişkisinde bir ayrım gerçekleştirememiştir. Ordu eliyle ülkenin yönetimini gerçekleştirmiştir. Kadrolarını Meşrutiyetin ilanından sonra sivilleştirememiştir.

 

Aralarında ideolojik olarak hiçbir ortak nokta yoktu.

 

İttihat ve Terakki hürriyet, eşitlik, kardeşlik ve adalet gibi kavramlara vurgu yapmış ancak bu kavramlar halkın gündeminde yer bulmamıştır. İttihat ve Terakki fikirleri birliği ve ilerlemeyi getirecek derken hem kendi içinde ayrım, kargaşayı, hem de parti cereyanları, iç huzursuzluk ve bitmek bilmez dış ve iç ihtiraslar ile Osmanlı Devletinin parçalanmasına neden olmuştur.Gurur, azamet, dedikodu, kıskançlık vs gibi kişilik zafiyetlerinden kendilerini kurtaramamışlardır.Dünyanın gelmiş geçmiş en ilginç ihtilalci grubunun üyeleridir. Aralarında ideolojik olarak hiçbir ortak nokta olmayan bir yığın insandan oluşan bu grup, saf inançlarla yola çıkıp, zaten kaçınılmaz olan Osmanlı Devleti’nin yıkılış sürecini hızlandırmıştır. II.Abdülhamit’in 33 yıl sonra tahttan indirilmesi ile imparatorluğun tasfiyesi 10 (on) yılda gerçekleşmiştir. «Birlik ve beraberliği» oluşturmak isteseler de bu tam anlamıyla mümkün olmamıştır. İttihatçılık kendi karşıtını ya da ötekisini yaratmıştır. Hürriyet ve İtilaf Fırkası gibi. (Hürriyet ve İtilaf 1911-1913 ve 1918-1922 ihanetin içinde olmuştur) Çok İlginçtir ki; aynı saf inanç, Milli Mücadeleyi yapan Cumhuriyet’i kuran inanç olmuştur. Ne var ki cumhuriyet, salt dürtülerin insafına bırakılmayacak kadar önemli bir kurum olduğundan, İttihatçılarla belki de acımasızca hesaplaşılmış ve ittihatçılar tasfiye edilmişlerdir.

 

Konferansın bitiminde Sn. Doç.Dr. Ercan HAYTOĞLU’na Bozdoğan MHP ilçe başkanı Birol GÜRSOY çiçek verdi.

osmanlıhaber.com


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorum yapın: