NECİP FAZIL KISAKÜREK (26.05.1904-25.05.1983) | osmanlıhaber.com
haber oku

NECİP FAZIL KISAKÜREK (26.05.1904-25.05.1983)

admin ~ 26 Mayıs 2019 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

Doğumunun 115. yılında şairler sultanı Necip Fazıl KISAKÜREK’İ rahmetle anıyoruz.

79 yıllık hayatı boyunca mücadele eden otuz yaşından itibaren yüce yaratıcımızı anlatmak için mücadele eden çile şairi Necip Fazıl Kısakürek 26 Mayıs 1904 yılında doğdu, 25 Mayıs 1983 yılında İstanbul Erenköy’deki evinde hakkın rahmetine kavuştu. Allah kendinden razı olur inşallah.

Vasiyeti:

1-Bu vasiyet, çoluk-çocuğumun ve şahsi yakınlarımın dar ve hususi kadrosundan ziyade, onlarında içinde olduğu geniş ve umumî zümreyi muhataf tutuyor. Başta gerçek Türkün ruh köküne bağlı yeni gençlik, şu kadar yıllık mücadele hayatımda beni okumuş veya dinlemiş her fert, kısaca Allah ve Rasûlüne perçinli herkes… Onlara hitap ediyorum ve dileklerimizin yerine getirilmesi için gerekli çalışmalı işte bu yeni gençliğe ısmarlıyorum. Eğer üzerlerinde bir hakkım varsa, Hesap Gününde tek tek sorumludurlar. Emanetim beni seven ve İslâm davasında bir hak sahibi olduğumu kabul eden herkese…

2-Fikir ve duyguda vasiyete lüzum görmüyorum. Bu bahiste bütün eserlerim, her kelime, cümle mısra ve topyekün ifade tarzım vasiyettir. Eğer bu kamusluk bütün tek ve minicik bir daire içinde toplamak gerekirse, söylenecek söz “Allah ve Rasûlü; başka her şey hiç batıl” demekten ibarettir.

3-”Büyük Doğu-b.d. Yayınları-” kitabevi kuruluncaya kadar şunun bunun neşrettiği eserlerin arasından mukaddes ölçülere karşı küçük ve hafif çapta lâübâli, dikkatsiz ve ciddiyetsiz, hürmet ve haşyetten mahrum ne varsa-isterse nokta veya virgül olsun-onları reddediyor, malım olmaktan çıkarıyor ve bütün sorumluluğunu, bundan böyle kendi idare, murakebe ve firmam altında çıkaracağım eserlere bağlıyorum. İnşaallah Hak bana onları dünya gözüyle bütünleşmiş ve tamamlanmış gösterir, arkamdan gelecekler de bu örneklere göre devam ederler, virgül oynatmaktan bile çekinirler. İslama pazarlıksız ve sımsıkı bağlanmadan önceki şiirlerim ve yazılarım arasında, hatta küre kadar gidenler, ise, çoktanberi eser çerçevem dışına çıkarıldığı her birinden ayrı ayrı istiğfar edildiği ve çöp tenekesine atıldığı için, nereden nereye geldiğimi göstermekte bile kullanılmamalı ve onlarla müminleri benden çevirmek isteyeceklere- çok denenmiştir- şu cevap verilmelidir: “koca Hazreti Ömer, bile Allah’ın Rasûlünü öldürmeye davranmış ve peşinden bütün sahabilerin, derecede ikincisi olmak gibi bir şerefe ermiştir. Hiç ona bu ilk davranışından ötürü sonradan dil uzatan olmuş mudur? Belki o noktadan bu noktaya gelmekte faziletlerin en büyüğü vardır.

Eserlerim mevzuunda vasiyetim kısaca şu:İlk yazılarımdan birkaçı asla benim değil, sonrakiler de en dakik şeriat mihengine vurulduktan yani nasib olursa tarafımdan bütünleştirildikten sonra benim.. Bir kısmını şimdiden tamamlamış bulunduğum eserlerim üzerinde bu ölçüyü devam ettirmek ve en titiz murakebeyi sürdürmek borcu ise, mirasçılarımın ve manevi mirasçım gençliğim.. Ben öldükten sonra kim ve ne suretle eserlerim üzerinde gizli bir tasarrufa kalkar da ölçüyü hafifçe bile olsa örselerse, tezgahının başına yıkınız. En büyük korkularımdan biri, nice müellifin başına geldiği gibi ölümümden sonraki tahriflerdir.

4-Beni, ayrıca hususi vasiyetimde gösterdiğim gibi İslâmi usullerin en incelerine riayetle gömünüz.

Burada, umumu vasiyette belirtilmesi gerek bir noktaya dokunmalıyım: 1935 yılında Mürşidim ve Kurtarıcım Esseyid Abdülhâkim Efendi Hazretlerine, bir yazımı okumuştum. Bu yazı, kendilerini tanıdıktan sonraki dünya görüşüme ait olarak zamanenin bize aykırı, meşhur bir gazetesinde çıkmıştı ve Türkün tarih muhasebesini İslâmi tefekkür noktası etrafında çerçeveliyordu. Yazıyı ellerine aldılar, kale istediler ve üstüne öz elleriyle “altın ile yazılacak yazı” buyurdular. İşte hususi zarfında duran bu kesilmiş makaleyi, bütün eserlerimin tasdiknamesi olarak kefenime iliştirsinler..

  1. Nasıl, nerede ve ne şekilde öleceğimi Allah bilir.
    Fakat imkân âleminde en küçük pay bulundukça, biricik dileğim Ankara’da Bağlum Nahiyesindeki Yalçın mezarlıkta Şeyhimin civarına defnedilmektir. Elden gelen yapılsın…
  2. Cenazeme çiçek ve bando muzıka gönderecek makam ve şahıslara uzaklığımız ve kimsenin böyle bir zahmete girişmeyeceği malûm.. Fakat bu hususta bir muziplik zuhur edecek olursa, ne yapılmak gerektiği de beni sevenlerce malum.. Çiçekler çamura ve bando yüzgeri koğuşuna..
  3. Cenazemde, namazıma durmayacaklardan hiç kimseyi istemiyorum! Ne de, kim olursa olsun, kadın… Ve bilhassa ölü simsari cinsinden imam!.. Ve “bid’ad” belirtici hiçbir şeyi!.. Başucumda ne nutuk, ne şamata, ne medh, ne şu ne bu… Sadece Fatiha ve Kur’an..
  4. Mezarımda ilâhi ve ulvi isim ve sıfatlardan ve benim beşeri ve süfli isim ve sıfatlarımdan hiçbir iz bulunmayacak.. Mevlid.. de istemem!.. Onu, uhrevi rüşvet vasıtası yapanlara bırakınız! Sadece Kur’an…
  5. Şimdi sıra en büyük dileğimde.. Müslümanlardan, eğer bu davada hizmetim geçtiğine inanan varsa şunları istiyorum: Her ferdin, herhangi bir kifayet hesabına yanaşmaksızın, benim için “Necip Fazıl’ın kaza borcuna karşılık” niyetiyle bir günlük (5 vakit) namaz kılması ve yine bir gün oruç tutması.. Mevtanın ardından onun için kaza namazı Şafii içtihadinca caizdir ve aynı içtihad Hanefilerce de rahmettir.

Her ferdin, en aşağı 100 Tevhid kelimesi okuyup sevabının mislini bana hediye etmesi.. 70 bine dolması lazım..

Birde üzerimde hakkı olanlarının bunu Allah rızası için helâl etmeleridir..

Ölünceye dek, üzerimdeki Allah ve kul haklarından mümkün olanını ödeyebilmek için elimden geldiği kadar cehdetmek azmindeysem de ne olacağını, nereye hangi noktaya varabileceğimi bilmiyorum ve yardımı müslümanlardan bekliyorum. “Şey’en lillah” tabiriyle bana Allah için bir şey veriniz! Yardımınızı esirgemeyiniz!

  1. Allah, Allah dostlarını ve düşmanlarını unutmayınız!
    Hele düşmanlarını!.. Olanca sevgi ve nefretinizi bu iki kutup üzerinde toplayınız!
  2. Beni de Allah ve Rasûl aşkının yanık bir örneği ve ardından birtakım sesler bırakmış divanesi olarak arada bir hatırlayınız!

Beyit olarak yazdığı vasiyeti:

 

Son gün olmasın dostum, çelengim, top arabam;
Alıp beni götürsün, tam dört inanmış adam…

osmanlıhaber.com


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorumlar kapalı.