haber oku

ÖRÜMCEKTEN YARASAYA

admin ~ 06 Nisan 2020 ~ Genel, Manşetler, Yazarlar

Dünya bilinmez bir hastalıkla karşı karşıyadır. Bu hastalık hakkında şimdiden söyleyecek pek sözümüz yok. Sadece tedbir almak ve dua etmektir. Tedbirler ise gün boyu hatırlatılmaktadır. Aman ha uyalım.

Hastalığın ortaya çıktığı günden bu yana o kadar çok söz söylendi ve yazıldı ki insanın normal olması imkânsız. Canı sıkılan herkes konuştu. Konuşmaya da devam ediyor. Krizi fırsata çevirenlerin sayısı da az değildir. Bunlar konuşarak, kendilerine göre tedbir maddeleri satarak, mağdur ayaklarına yatarak ve en önemlisi düzeni değiştirme çabası içinde olarak. Şu sözümü bir kere daha söyleyeyim.

Düzen değişse de, düzülen hiçbir zaman değişmiyor.

Kapitalizmin ve küresel dünyanın ilk imtihanıdır bu. Biz sınırlarlar kalkmasın, milletler kendi öz benliklerini sahip çıksın ve yerli malı kullanalım dedikçe bizi geri kafalıkla suçlayanlar belki de bu krizden sonra dünyada yaşamıyor olacaklardır.

Sosyal medya üzerinde bu dönemde dine sarılanlar da, dinden uzaklaşanlar da var. Sarılanlar tedbirden sonra takdir, uzaklaşan da hani din ne yaptı diyor.

Din ne yapacaktı?

Din ölüm yok demiyor ki. Bilakis bütün canlılar ölümü tadacaktır diyor. Din salgın hastalık olmayacak demiyor ki, hatta olursa oraya gitmeyin, sizin bulunduğunuz yerde ise dışarı çıkmayın diyor.

Var mı bir terslik?

Bilime ters düşen bir şey var mı?

Şarlatanların sözleriyle dine yüklenmeyin. Din herkese gerekli ve lazımdır. İnanmayan bile mutlaka bir şeylere inanıyordur. Bu kendi bileceği bir durumdur.

Şimdi yarasadan çıktığını söyleyenler bundan sonra yarasa sevenler derneği mi, yoksa yarasa avcıları derneği mi kuracaklar merak ediyorum.

Hayvanlar bizim sayemizde yaşamıyor, biz hayvanlar sayesinde yaşıyoruz. İyi ve kötü dernek kurmaya gerek yok yeter ki biz insan gibi yaşayalım.

Allah insanoğluna mesajı bazen hayvanlarla veriyor bazen de insanlarla, anlayan anladığını alsın diye.

Şimdi Peygamber Efendimizi Hira Mağarası’nda koruyan örümcek iyi de, güya virüsü çıkaran yarasa kötümü?

Kâbe’nin yıkılmasını engelleyen Ebabil kuşları iyi de, etinin yenmesi haram olan domuz kötü mü?

Yunus (as) peygamberi karnında taşıyan yunus iyi de, Kabil’i kardeşini nasıl gömeceğini gösteren karga kötü mü?

Salih peygamberin devesi iyi de, insanları “sefil maymunlar olun” diye ayette geçen maymunlar kötü mü?

Daha uzatabiliriz değil mi?

Mesele hayvanda değil bizdedir. Yani insanda.

Biz hala insan gibi yaşayamayacağımızı düşünüyorum. Bence bu felaket yeterli değil. Bu felaket bizi kendimize döndüremeyecek. Hatta ölenlerin arkalarından ölüm yıldönümleri ve bol bol sosyal medya fotoğrafları paylaşacağız. Ah, töh, vah, eleştiri ve dualarla geçireceğiz. Yine kendimize gelip düşünmeyeceğiz.

Bugün bile hala sivrisinekle uğraşıyoruz. Daha bataklığı göremedik. Bakalım kaçıncı salgında göreceğiz.

Felaketler bitmez, bitmeyecek. Dünya bunu atlatacak ve daha büyüyü gelecek. Kapitalizmin uşaklığını yaparak bilmem kaçıncı salgında yok olup gideceğiz.

Buradan felaket tellallığı da yapmıyorum. Acilen fabrika ayarlarımıza dönmemiz lazım. Ben bunun normal bir hastalık olduğunu da inanmıyorum. Kapitalizm kendi başını yiyor. Tabi ki kurunun yanında yaşta yanacak.

Allah sonumuzu hayr eyler inşallah!

Sağlıkla!

Muhabbetle!

Osman GİRGİN

Eğitimci, Yazar-Şair

 


Etiketler:

habere yorum yapın

Yorumlar kapalı.